Hamlet, Michael Almereyda’nın filminde, 17’nci yüzyıl Danimarka sınırlarından çıkıp, 2000 yılı New York şehir atmosferine adapte olmuş bir şekilde karşımıza çıkıyor. Hamlet için gelecek, günümüz izleyicisi için yakın geçmişte geçen film, siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik göstergelerinin her birini, ana kahraman Hamlet ile birlikte 2000 yılının New York’una taşımış durumda. L. Gianetti’nin uyarlama tanımına göre, aslına sadık bir uyarlama şeklinde tanımlayabileceğimiz Hamlet filmi, aynı zamanda, G. Wagner’in sınıflandırmasına göre Commentary kapsamına da yerleştirilebilir. Filmin yönetmeni Almereyda’nın, Wagner’in tanımıyla örtüşen birtakım değişiklikler ve yeniden yorumlamalar yaptığı görülmektedir. Yazıda, Hamlet filminin 2000 yapımı ve 1996 yapımı uyarlamaları karşılaştırılacak ve orijinal metinde Shakespeare’in çizdiği Hamlet karakterinin yirmi birinci yüzyıl metropol atmosferine nasıl yerleştirildiği incelenecektir.

Hamlet’in 2000 yapımı film uyarlaması, 21’nci yüzyıl şehir atmosferini öykünün ana mekânı olarak belirler. Orijinal metinde Danimarka Sarayı ve etrafında geçen öykü, filmde New York caddelerinde ve “DenmarkCorparation” isminde bir şirkette geçmektedir. Hamlet’in babası şirketin sahibidir ve ölmüştür. Şirketin başına Hamlet’in amcası geçmiştir. Aynı zamanda Hamlet’in amcası ve annesi arasında bir ilişki başlamıştır, Hamlet ise bundan son derece rahatsız görünmektedir. Film, New York caddelerinden görüntülerle açılır, hemen ardından, Hamlet’in amcasının ve annesinin düzenlediği bir basın toplantısı sahnesiyle devam eder.

Filmin üçüncü dakikasına gelene kadar görülen bu sahneler, neoliberal politikalarla küreselleşen bir ekonomik yapının ve bu yapının şehir hayatına yansımalarının görüntüsü olarak seyircinin zihninde anlam kazanır. Filmin, Aydınlanma Çağı gösterenleriyle bağlantısının olmadığı filmin başında izleyici tarafından sezilir. Filmin mekân ve zamanla ilgili alışılagelmiş beklentileri kırması, Hamlet’i saraydan çıkartıp New York’un merkezinde bir şirketin toplantı odasına yerleştirmesiyle başlar.

Claudius, verdiği basın toplantısında “Fortinbras Makes Bid on Denmark Corparation” manşetli bir gazete çıkarır ve basın sözcülerinin karşısında bu gazeteyi yırtar. Hamlet’in orijinal metninde Krallıklar arasındaki toprak rekabeti, 2000 yapımı film uyarlamasında küreselleşen ekonomi yarışında ayakta kalmaya çalışan iki şirketin birbiriyle olan rekabetine dönüşmüştür; Fortinbras, Denmark şirketinden hisse talep etmektedir. Bu sahnede, elçilerle haber gönderen bir Claudius yerine basın yoluyla haber gönderen ve soylular yerine basın sözcülerine açıklama yapan bir Claudius görülmektedir. Dolayısıyla mekân küreselleşen bir bilgi akışının hızla sağlanabildiği bir yirmi birinci yüzyıl atmosferine uyarlanmıştır. Bu doğrultuda Claudius ve Fortinbras arasındaki sermaye bazlı rekabet, tarafların konu hakkındaki açıklamalarını birbirleriyle ve kamuyla hızla paylaşabilmeleriyle sonuçlanır. Burada postmodernizmin getirdiği mekân-zaman sıkışmasından bahsedilebilir.

Hamlet’in, Keneth Branagh’ın yönettiği, “birebir” film uyarlamasında iletişim için at arabalarını kullanan elçiler saatte on altı kilometre hızla hareket edebilirken, küreselleşen dünyanın iletişim teknolojilerinden örnekler görülen, Almereyda imzalı 2000 yapımı film uyarlamasında, bu hız aynı gün içinde saatleri hatta dakikaları kapsayan bir sürede gerçekleşmektedir. Dolayısıyla mekân, zaman aracılığıyla daralmış ve siyasi haritalardaki ülke sınırlarını iç içe geçirmiştir. Bu doğrultuda düşünülecek olursa, postmodernizmin mekân ve zaman üzerindeki bu etkisinin, anlatılara, kültürel ve biçimsel olarak etki ettiği yadsınamaz. 2000 yapımı Hamlet uyarlamasında, on yedinci yüzyıl saray atmosferinin yirmi birinci yüzyıl kozmopolit bir şehir atmosferine taşınmasının, postmodernizmin günlük hayat pratiklerine yansıttığı biçimsel değişikliği gösterdiği söylenebilir.

Hamlet 1996 ve 2000 yapımı uyarlamalardan seçilen bu sahnelerde, filmin geçtiği mekân ve zaman göstergelerine ait görseller bulunmaktadır. Solda 1996 yapımı film uyarlamasında babasının hayaletiyle karşılaşan Hamlet, Danimarka Sarayı’nın etrafındaki ormanlık alandadır. Hayalet ise, baba Hamlet’in suretinde, onun savaşta giydiği zırhlı kıyafetin içinde görünmektedir. Sağdaki görsel ise 2000 yapımı film uyarlamasının muadil sahnesinden alınmıştır. Babasının hayaletiyle karşılaşan Hamlet, New York’ta yüksek katlı lüks bir dairenin salonundadır. Kadrajın sol tarafında televizyon açıktır, mobilyalar yirmi birinci yüzyıl şehir hayatına aittir. Hayalet’in kıyafeti ise, siyah uzun bir pardösüdür, içinde takım elbise olduğu belli olmaktadır. 1996 yapımı filmde Hamlet’in babası, sağlığında giydiği kıyafetlerden savaş için olanı seçmiştir. Bu, o dönemde siyasal ve ekonomik güç mücadelesi verilen savaşlarda kullanılan zırhlı bir savaş kıyafetidir. 2000 yapımı film uyarlamasında ise babanın hayaletine, bir iş adamı görünümünde rastlanılır. Günlük hayat pratiklerindeki biçimsel değişiklik bu iki sahnede mekân ve kostüm gösterenleriyle farkedilmektedir.

1996 yapımı uyarlama, mekânın ve zamanın Rönesans dönemi dinamikleriyle oluştuğu, taht kavgaları ve toprak savaşlarıyla bir Kraliyet atmosferi yaratmıştır. 2000 yapımı film ise, küreselleşen dünyada görülen bir şehir atmosferi içinde, sermaye sahipliği mücadelesi veren ve kardeşi tarafından öldürülmüş bir iş adamının intikam arayışına yönelir. Aslında bakıldığında, Hamlet, on yedinci yüzyıl atmosferinden çıkıp 2000 yılına gitse de tüm bu başına gelenler; mücadele ettiği konular, harekete geçmekteki kararsızlıkları ve aidiyet hissedemediği sınıf çatışmaları, farklı bir biçimle tekrar karşısına çıkmaktadır.

88930cookie-check2000 Yılında Yaşayan Hamlet’in Başına Gelenler