Garip bir ülkedeyiz. Olanlara akıl sır ermiyor. Yoksullar “Evsizim, gidecek yerim yok” diyor, sokakta olduğu için ceza yiyor. Kongre salonları lebaleb doluyor, eczacı çay içtiği için ceza yiyor. “Millet aç, kuru ekmek yiyor” deniliyor, “O zaman aç değiller” cevabı veriliyor. Ardından biri çıkıyor “Kokain değil, pudra şekeriydi” diyor. Hakimi, savcısı, memuru buna inanıyor ve bu kişi adli kontrolle serbest bırakılıyor. Biz de buna başkasının adına dahi utanmakla kalıyoruz.

Elde edilen gücün kontrolü bir zaman sonra zorlaşır. Bu durum özellikle liyakatsız yapılarda çok daha fazla görünür hale gelir. AKP bu anlamda siyasi gücün yarattığı bunalımı tüm dinamiğinde hisseder hale geldi. Ki bu olay parti için yeni bir şey değil. Kırılgan yapısı çatırdamaya, yaklaşan seçim arefesinde gücün kontrolü de sekteye uğramaya başladı. Güç kaybının farkındalar. Kalabalığa kucak açan kongrelerle halen güçlüyüz imajı yaratılmaya çalışılıyor. İstanbul Sözleşmesi aşiretler ve İslami çevreleri memnun etmek için iptal edildi. HDP’nin siyasi faaliyetlerine son verme girişimleri ve Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ise bilindiği üzere milliyetçi hedefler dolayısıyla organize edildi. Yapılan atamaların sebebini ise güpegündüz belli. Peki, köşeye sıkışan ve çatırdayan AKP hükümeti, gözdağı ve korku yaratma çabasıyla tüm kozlarını masaya sürmesiyle neler olacağının habercisi?

AKP iktidarı Türkiye’de birçok şeyi değiştirdi. Bunun için öncelikle bir muhafazakar iktidar gerekliydi. O iktidar Türkiye’de değişimin habercisi olacaktı. Önceleri yeni bir yaşam kültürünün inşa edilmesinin mümkün olduğu ağızdan ağıza dolaşıyordu. Elbette bu dilekler yerini gerçeklere, bir başka deyişle tam da istenilen şeye, muhafazakar orta sınıfın yaşam standartlarının değişmesine itiyordu. Bir süredir de tam olarak hayal edilen noktaya ulaştı. Elbette, orta sınıf olmayı yalnızca bu dönemde erişenler civatayı sıyırdı. Haksız da değillerdi. Sınıf karmaşası buydu. Bu durum onların uzun bir süre hiç düşündüğü bir şey değildi.

Kimileri için sınıf atlamak oldukça zor bir durumdur. Ne de olsa tüm alışkanlıkların değiştiği, görünmez etkilerin doğduğu bir an. Toplumsal bir etkiyle bu süreç derinleşti, muhafazakar orta sınıfın doğuşu birçok kimseyi tüketim kültürüne köle eden bir görünümle birleştirdi. Bu etkiler boyu aştı. Önce toplumsal çürümenin gerçekleşmesi sağlanıyordu, sonrasında ise şovenist bir güruh doğuyordu. Ardından deformasyon durumu boy gösterdi. Kürşat Ayvatoğlu hadisesi de tam olarak bu sebepten ötürü bu konuyla ilişkili bir vakadır.

Ankara’da, otomobilde kokain olduğu tahmin edilen uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınarak adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Ayvatoğlu, maddenin uyuşturucu madde olduğu ve arkadaşlarına da temin ettiğinin tespit edilmesi üzerine yeniden gözaltına alındı. Ayvatoğlu’nu yalanlayan arabadaki arkadaşları oldu. Bu hikaye tanıdık geliyor. Fakat bu olay neticesinde Ayvatoğlu bahsi geçen güruhun şüphesiz en tanınan ismi olacak. Çünkü Ayvatoğlu kadar bu durumun yaşanmasına çanak tutanlar da suçlu, torpille işe alımların, personel seçimi için özgeçmiş havuzuna sahip olanların, yandaşını kollayan liyakat yoksunu insanlar da suçlu.

Ne de olsa tabii ki asıl sorunumuz Kürşat Ayvatoğlu’nun özel hayatında kokain kullanması değil. Çünkü o kısmı bizi ilgilendirmiyor. Fakat asıl sorun açlığın, yoksulluğun olduğu bir ülkede halkın vergileriyle lüks hayat yaşaması adalet terazisini kırmaya yetiyor. Ayvatoğlu gibileri gelir eşitsizliğiyle keyiflerine bakarken, işsizler, ev geçindiremeyenler, atanamayanlar gencecik yaşta hayatlarına son veriyor. İşte bu AKP şımarıklığının vardığı boyuta küçük bir örnek. Bir kez de olsun dürüst olun, bir şeyleri kabul edin.

Kategorik olarak itiraz edilecek daha birçok rezil durum var. Birçok haksız kazanç, hukuksuz durum, yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık ve pek daha fazlası. Kimilerinin bu durumu üstüne örtmeye çalışma çabası takdire şayan, fakat içi kof kozmetik konularda kalem oynatmak yerine bu konuları köşelerine taşıyacak kimse var mı merak ediyorum. Çünkü bu durum çok ama çok uzun süredir bu toplumun bir karın ağrısı. Yandaş medyada çanak tutanların, suçu gizleyip yok sayanların, kendi geçmişini unutup sınıf atladığını sananların alacağı çok ders var. Bir de tabii ki tüm bu olanlardan sorumlu olanların… Yani AKP içerisindeki dalkavukların…