Bahşişin 16’ıncı yüzyılda İngiltere’de başladığı söylenmekte. Hikaye de şöyle; gece bir evde misafir kalanlar, ev sahibinin hizmetçisine para bırakırmış. Ve böylece bahşiş ilk olarak o zaman devreye girmiş. Tabii, bahşiş verme her zaman ekonomistlerin ilgisini çeken bir konu oldu. Hiçbir yasal zorunluluk olmadan, insanlar neden kendi çıkarlarına ters düşecek şekilde gereğinden fazla para ödemeye yönelten şey ne? Bu uygulama İngiltere’den bütün dünyaya yayılmış, ama uluslararası seyahat eden herkes bahşiş konusundaki genel eğilimin ülkeden ülkeye değiştiğini fark etmekte.

ABD’de garsonlara yüzde on beş ya da yirmi oranında bahşiş verilir. Brezilya’da bu oran yüzde on, İsveç’te ise yüzde beş ile on arasındadır. Japonya gibi ülkelerde ise bahşiş bırakmak öylesine olağan dışıdır ki çoğu zaman paranın neden bırakıldığı anlaşılmaz bile. Bu konuyu araştırmalar ışığında gösteriyor ki; ülkedeki halk ne kadar dışa dönük ise kendilerine hizmet sunan insanlara daha fazla bahşiş bıraktıklarını gösteriyor. Fakat bazı ülkelerin diğerlerine kıyas ile daha fazla bahşiş vermesinin tek nedeni bu değil elbette. Çünkü sosyal normlar, maddi olanaklar ve bahşiş vermenin geleneksel olup olmaması da önemli rol oynuyor. Ülkemizde ise bu durum “tipbox” terimi ile özdeşleşmiş durumda.

Bireysel düzeyde bahşiş verme konusunda birçok farklı motivasyonun devreye girdiğini görülen bir gerçek. Ki konuya dair yapılan araştırmalar, ABD’de bu amaç ile bahşiş verenlerin azınlıkta olduğunu, ama birçok kişinin de sosyal normlara uymak ve tepki çekmemek amacıyla bahşiş verdiğini gözler önüne seriyor. Bazı restoranlarda faturalara yüzde yirmi kadar garsoniye ücreti ekleniyor. Yüksek oranlar bazı müşteriler için caydırıcı olabilse de daha yüksek bahşiş de getirebiliyor. Ve böylece önerilen bahşiş oranı ne kadar yüksek ise daha az sayıda kişi bahşiş bırakıyor. Ama toplam bahşiş miktarı toplamda daha fazla oluyor.

Peki, bahşiş vermek doğru bir davranış mı? İşte burada yanıtın taraflara göre değişebildiği görülüyor. Ekonomistler, bahşiş resmi bir kazanç olmadığından hükumet açısından gelir vergisine tabi tutulamamakta. Hizmet sektöründe çalışanların çoğu ise kendileri ile aynı nitelikte olan diğer çalışanlara kıyasla bahşiş sayesinde daha fazla kazanmış oluyor. Basit bir örnek ile garsonlar saatte ortalama altmış lira kadar kazanıyor. Ama mutfakta aşçılık yapanlar bunun daha azını kazanmakta. Başka bir açıdan da, aşçı ve garson maaşları açısından dengenin kurulmadığı ve bunun da bu şekilde orantılandığı düşünüldüğüne, işveren bahşiş sayesinde garsonlara daha az ödeme ve yemek fiyatlarını daha düşük tutma olanağı buluyor.

Bahşiş ayrıca müşterinin tatmin düzeyini de etkileyebiliyor. Böylece bahşiş sayesinde restoran hakkındaki pahalılık algısı azalmış oluyor, zira servis bedeli menü fiyatlarına dahil edilmemiş oluyor. Servis bedelini ayrı bir kalem olarak girdiğinizde bu kimsenin hoşuna gitmiyor. Servisin menüye dahil edilmesi bu kadar tepki toplamıyor, ama bu defa da fiyatlar artmış olacağı için restoran daha pahalı görünmekte. Fakat lüks restoranlarda servisin faturaya dahil edilmesi sonuçları etkilemiyor.