Bıktık Usandık

Tecavüz eylemini kadının tetiklediği savı, ne yazık ki kadın nefretinden, kadın korkusundan ve kadını korkutarak yönetme biçiminden doğan bir söylemdir. Doğrusu her koşulda ve her zaman tecavüz eylemi, kadına rağmen yapılan bir eylemdir. Aksini vurgulayanlar, kadının ve kadın bedeninin her şekilde suçlu olduğuna inananlardır. Onlar için kadın suçludur. Kadının yaşam amacı, erkeklerin tahrik olmamasını sağlamaktır.

Erkeklerin aklı, fikri ve iradesi yok mudur? Dekolte giyen kadın gördükleri anda tahrik oldukları ya da olacakları için zavallı erkeklerin tecavüzden başka şansı yok mudur? Bir erkek eğer dekolte karşısında bile kendine hakim olamıyorsa, bu sapkınlıktır. Kadınlar suçlu değil, ancak erkekler sapkındır! Sapkınlar tecavüz ediyor. Kadınlara, çocuklara, özürlülere. Erkekliklerini ancak kendilerinden güçsüz, onlara karşı çıkamayacak kişiler üzerinden ispat edebiliyorlar. Kadınlardan nefret ediyorlar, kadınlardan korkuyorlar. Seks onlar için karşılarındaki kişiye rağmen olursa ancak, erkek olabiliyorlar. O kadar korkak ve zavallılar ki!

Erkekler için tecavüz, bir malı elde etmek gibidir. Kadın maldır. Çocuk maldır. Erkekler ısrarla tecavüzün kadına rağmen bir eylem oluğunu anlamak istemezler. Ona tecavüz edildi ile ona rağmen bedeni zorla kullanıldı ile arasındaki fark nedense duyulmak istenmez. Hep rızaları vardır tecavüze uğrayanların, ya da hak etmişlerdir! Ya da bağlaçları yalanlarla çoğaltılsa da, ya da kelimesi avukatlar tarafından acımasızca kullanılsa da, bunlara inanmayı seçen hakimler olsa da, ne yazık ki ya da gerçeği değil şiddeti ve erkeklerin acımasızlıklarını büyütmekten başka bir işe yaramamaktadır.

Yeni bir tecavüz, yeni bir ensest, yeni bir dayak, yeni bir ölüm! Yeni yinelenen bir şiddet hep ya da ile büyüyecektir. Oysa bir de gerçekler vardır. Belki bu gerçekler duyulduğu zaman kadınlar, genç kızlar bu gerçekleri bıkıp usanmadan haykırmaya devam ettiği sürece, belki sağır olan avukatlar, hakimler, kanun yapıcılar bunları gerçekten anladığı zaman bir şeyler değişmeye başlayabilecektir.

Bu beden benim bedenim! Benim bedenim üzerinde ne annemin, ne babamın, ne kocamın, ne hâkimlerin, ne psikiyatrların, ne de ilahi güçlerin söz söylemeye hakkı yoktur. Kirlenmiş sözcüklerinizi, korkunç cehaletinizi, kadınlara olan nefretinizi ve korkunuzu bizim bedenlerimiz üzerinden aklamanızdan bıktık, usandık. Sapkın fikirlerinizi, korkularınızı, zavallılıklarınızı bizim üstümüzden aklamaya çalışmanızdan bıktık usandık. Yarattığınız şiddetten, yok ettiğiniz yaşamlardan ve bizleri suçlayıp kendinizi aklamanızdan bıktık, usandık.