Zamanında tanıştığım bir üstat bilgiye ulaşmanın eskiye nazaran çok daha kolay olduğunu ve seçki ile hazırlanmış bilgi kaynaklarıyla nitelikli bilgiye erişmenin ileride daha da kolaylaşacağını vurguladı.

Thomas Edison döneminde aydınlatma araçları vardı; fakat kısa bir süre için az ışık vererek aydınlatıyorlardı. Kullanılan tel düzdü ve oksijen ile temas ettiğinden hızlı bir şekilde yanıyordu, modern tabir ile patlıyordu. Edison yarattığı vakumlu ortama doğru kimyasalı koyarak telin oksijen ile bağlantısını kesti ve kullandığı teli kıvırarak uzunluğunu ve aydınlığı arttırdı. Sonuç olarak ampuller artık daha uzun süre yanıyor ve daha çok aydınlatıyordu.

Edison mevcut sisteme farklı bakabildi ve onu iyileştirdi; çünkü o öğrenmeye meraklı bir geliştirici idi. Çocukluğunda bazı sorunlar nedeniyle evde eğitim gördü, annesinin yönlendirmesi sayesinde kendi kendine öğrenmeyi öğrendi. Aynı zamanda evde elektronik devrelerle oynayabilecek kadar da şanslı bir kesimdendi. Daha on yaşındayken fizik ve kimyaya büyük ilgi duyuyordu. Kariyerinin erken döneminde ise hobi sayılabilecek pek çok araştırmaya girişti. Bunların içinde telefonun ilk çıktığı dönemlerde telefonu kurcalaması da var.

Edison, ayrıcalıklı bir ailenin iyi yönlendirilmiş çocuğu olarak fırsatını değerlendirebildi. Kitapların pahalı, kişi başı gelirin düşük, halkın eğitim seviyesinin üzücü olduğu bir dönemde nitelikli bilgiye ulaşabildi, öğrendiklerini pratiğe dökebildi. Bu da onun bugünkü Edison olmasına en büyük katkıyı sağladı. Peki, yeni nesilde durum nasıl?

Yeni nesil şu an Edison’un erişebileceğinden çok daha fazla bilgiye çok daha kolay erişebiliyor. Bunun yanında bilginin yayılmasını destekleyen hobi toplulukları çocuklara öğrenirken eğlenme, eğlenir iken öğrenmeyi öğrenme yöntemini öğretiyor, daha ileri seviyeler için üniversiteler kaynaklarını halka açıyor.

Katıldığım bir CoderDojo etkinliğinde on yaşındaki bir çocuk ile tanıştım. On yaşında ve versiyon kontrol sisteminin ne olduğunu biliyor, nesneye yönelik programlama ile uygulama yazabiliyor, dahası açık kaynak bir uygulamayı alıp kendi sürümünü yayınlayabiliyor. Sözüm ona iyi üniversitelerin bilgisayar mühendisliğinden mezun olup versiyon kontrol sistemini hayatında ilk defa işe başlarken duyan mühendis diplomalı arkadaşın bilmediği şeyi bu çocuklar on yaşında yapabiliyor. Bu gibi etkinlikler mevcut eğitim sisteminin eksiklerini kapatıyor: Farklı disiplinlerdeki teori ve pratiğin buluşması.

O, yazılım geliştirme konusunda bir örnek. On yaşındaki bir diğer çocuk ise kendi robot kolunu arduino ile kontrol ediyor. Daha nicesi çeşitli uğraşlar içerisinde. Resim yapmayı seven başka bir çocuk 2D plotter ile çalışıyor, bir başkası 3D yazıcıdan kırdığı arabasının parçasını modelliyor ve basıyor. Geleceğin mimarları, mühendisleri, hatta doktor ve avukatları erken yaşta mesleklerinin temelini oluşturabilecek çeşitli şekilde sunulan bilgiye müthiş bir sürat ile ulaşabiliyor. Bunun sonucu olarak on altı yaşında muz kabuğundan enerji üretmenin bir yolunu bulabiliyorsunuz.

Onların, lise döneminde yazılım mühendisliği alanında çalışmak isterse sizce tecrübesiz yeni mezun yazılım mühendisi karşısında şansı nedir veya sanat ile ilgili bir bölüm okumuş olsaydı ve profesyonel olarak yazılım yapmak isteseydi mühendis diploması arar mıydınız? Vurgulamak istediğim nokta şu; iş gücünün de zaman ile nitelik kazandığıdır. Eskiden köprüyü geçerken gişe görevlileri vardı, şimdi ise plaka okuyan yazılımları ve devreleri yapan mühendis arkadaşlar var.