Bilinmeyene Yolculuk: Voyager

Bilinmeyenin dayanılmaz cazibesi adlı bir roman yazsak satışlarının önemli bir kısmı isminin çekiciliğinden olur. İnsanoğlu bilinene daha ilgisiz kalmış ve hep bilinmeyeni aramıştır. Bu sebepledir ki; tıp, hukuk, teknoloji, felsefe gibi disiplinler sürekli gelişmiştir. Öncekinin devamı niteliğinde olan bilinmeyeni arama eylemi…

Bilginin sonunun olmadığına inananlar insanlığın ufkunu genişletmiştir. Günün her saati ay görülmektedir. Ancak dünyadan ayın yalnızca %59’luk kısmı gözlemlenebilmektedir. Bir de ayın %41’lik karanlık yüzü bulunmaktadır. İnsanlara ayın hangi yüzünü görmek istersiniz diye bir soru yönelttiğimizi düşünelim. Çok büyük oranı karanlık yüzü görmek isteyecektir. Diğer bir örnek olarak soğuk savaş dönemini düşünelim. ABD ile SSCB her alanda muhteşem bir rekabet içinde bulunmaktaydı. İki ülkenin de teknolojilerini yarıştırdığı bu dönemde uzay teknolojisi anlamında da büyük bir yarış söz konusuydu. Aya ilk ayak basan ülke olmak için çok büyük emekler verdiler. Ancak sonrasında ayın gizemi kalmadığında 1972 yılından beri aya gidip basan olmayacaktı. Ülkeleri yarıştıran ay mıydı? Yoksa görüldüğü halde dokunulamayan, gidilemeyen müthiş bir gizeme sahip o uydu muydu?

Ay; gizemi çözülmüş, artık şuracıkta duruyor diyebileceğimiz hale gelmişti. İnsandaki merak duygusu hala sinesinde durmaya devam ediyordu. İnsanlık yeni bilinmezlere yelken açmalıydı. Tarihte her zaman böyle olmuştur. Hedefleri bir dağ gibi düşünürsek; yaklaştıkça dağın büyümesi yerine ters persfektif olmakta, yaklaştıkça hedefler küçülmektedir. Hedefler elde ettikçe yeni hedefleri doğurmaktadır. İnsanlık, 384.400 kilometre uzağımızdaki aydan daha ötesi düşünülmeliydi.

İşte, yeni hedef; Voyager 1! Bu uzay aracı,  Jüpiter ve Satürn’ü incelemek için Dünyadan hareket edecekti. Öncesinde hazırlıklar yapılmaya başlandı. Uzay aracının içine Altın Plak adı verilen bir plak yerleştirildi. Amaç, dünya dışı varlıklara insanlığı tanıtmak, onlarla iletişim kurmaktı. Plakta, dünyanın yeri, dünya yaşamı ve kültürlerden ses ve görüntüler gibi bilgiler yer almaktadır. Ayrıca plakta dünya üzerindeki tüm dillerden bir de mesaj bulunmaktadır. Türkçemizden gönderilen mesaj da “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız sabah şerifleriniz hayrolsun!” olmuştu.

5 Eylül 1977 Pazartesi günü nefesler tutulmuş, Voyager 1 dönüşü olmayan yolculuğuna başlamıştı. İnsanlığın uzaklara, çok uzaklara ulaşmasını sağlayacak bu uzay aracı kırk yıl önce bir pazartesi günü dünyanın bilinmeze hareketine başladı. Satürn ve Jüpiter hakkında tamamen yeni ve çok özel bilgiler gönderdi. Ancak Satürn’ün halkaları arasındayken öyle bir fotoğraf göndermiştir ki; insana evrendeki yerini hatırlatmıştır. Soluk mavi nokta adı verilen bu fotoğrafta altı milyar kilometre uzaklıktan bir gezegen bulunmakdaydı. O soluk mavi nokta, Carl Sagan’ın ifadesi ile “Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her aşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her yüce önder, her aziz ve günahkar onun üzerinde bir gün ışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresindedir.” dedi. Evet! O soluk mavi nokta gezegenimizdi. Tarihte yaşamış her kim varsa ve her ne olay yaşanmışsa sadece orada olmuştu. İnsanlık bu fotoğrafla hiçliğinin farkına varmıştı.

Manly Palmer Hall “Mikroskop insana önemini gösterdi, teleskop da önemsizliğini.” demişti. Çok da haklıydı.

Voyager 1’in görevini tamamlaması yeni hedefler konulmasına engel olmadı. Yeni hedef ile güneş sistemi aşılmalı ve yıldızlararası keşif yapılmalı. Voyager 1 ilerleyişini sürdürecek. 2025 yılına dek de kendisinden sinyal alınacak, ama yaklaşık yetmiş dört bin yıl daha uzayda yol alması bekleniyor. Şu an Voyager 1,4 yıl önce güneş sisteminin dışına geçerek ilerlemesine devam etmektedir. Dünyaya uzaklığı dünya ile güneş arasındaki mesafenin yaklaşık yüz kırk bir katıdır ve her geçen saat dünyadan altmış iki bin kilometre uzaklaşmaya devam etmektedir.

Voyager 1 geride bıraktıklarından haberi olmadan dönüşü olmayan bir yoluna devam etmektedir. İnsanlık yok olacak, dünya yok olacak. Ama o ilerlemeye devam edecek, bizden bilgiler taşımaya devam edecektir.