Yoğunlaşmaya çalışanlar dikkat eksikliğinin ne kadar zor bir durum olduğunu bilir, ama dikkati arttırmayı sağlayan bazı bilimsel çözümler de yok değil. Yoğunlaşmakta güçlük çekiyor iseniz kısa süreliğine zihninizi dağıtacak başka bir şeye yönelmek en iyi yöntemlerden biri. Birçok meslektaşım, zamanımızın yarıdan fazlasını uğraştığımız işten farklı şeyler düşünerek geçirdiğimizi her fırsatta söylüyor. “O halde zihni dağıtmak beynin daha iyi çalışmasına yardımcı olabilir!” diye de düşünceler doğuyor.

Beyne baktığımızda konsantrasyonun neden bozulduğunu anlayabiliriz. Konsantre olmak için beynin bazı bölgeleri arasında iyi bağlantılar kurulması gerekiyor. Beynin ön kısmındaki kıvrımlardan oluşan frontal korteks, dikkat dağıtan şeylere karşı direnmeyi ve daha eğlenceli şeylerle uğraşmaya yönelten doğal içgüdümüzü kontrol etmeyi sağlar. Bu bağlantıları çalışır halde tutmak için özel bir şeyle uğraşmadığımızda beynin aktif olan kısımlarından daha fazla enerji gerekir. Ama kaçınılmaz olarak gün içinde bu enerji tükenip yorulduğumuzda dikkatimiz dağılıyor, aklımız başka şeylere kaymaya başlıyor. Eğer bu durum zaten yaşanacaksa bunun vaktini en uygun ana ayarlamak neden mümkün olmasın?

Psikolog Paul Seli, zihnin dağılması konusunda kasıtlı ve kazara dağılma ayrımı yapıyor. Yapılan işi olumsuz etkileyen işte bu kazara zihin dağılmasıdır. Oysa bu zamanı kendisi belirleyenler daha az zarar görür. Bilerek ve planlayarak zihni dağıtacak bir şeylere yönelmenin yararı olabilmektedir. “Uğraştığınız işle ilgisi olmayan başka bir konuyu düşünün, örneğin kafanıza takılan başka bir sorunu çözmeye çalışın, sonra da asıl işinize dönün!” gibi tavsiyede bulunuyor.

Bir konuyu düşünmesi için zihninize izin vermek, hem aklın başka şeylere kayması sırasındaki suçluluk duygusunu, hem de bu kaymaya neden olan ve zihni meşgul eden konuları gidermiş olacaktır. Londra’daki UCL Üniversitesi’nden psikolog Nilli Lavie 1995’te Yükleme Teorisi’ni gündeme getirmişti. Buna göre, beynimizin dış dünyadan alıp işleme koyabileceği bilgi sınırlı iken, bu kapasite dolduğunda beynin dikkat sistemi devreye girerek neye konsantre olacağına karar verir. Lavie’nin deneyleri; temiz, düzenli ve sessiz ortamlardan ziyade, dağınık ve karmaşık ortamlarda çalışmak daha verimli olabilir. Algı bölgeleri tümüyle dolduğunda beynimiz tüm enerjisini en önemli işe yoğunlaştırır. Dikkat dağıtıcı etkenleri devre dışı bırakmaktadır. Ancak bunu uygularken dikkat dağıtıcı doğru faktörleri bulmak ve enerjimizi tüketecek seviyeye çıkmasına izin vermemek önemlidir. Düzenli görsel ve müzikli araçları devreye sokup bu işi kolaylaştırmak için bazı uygulama programları geliştirilmiş olsa da bunlar bilimsel araştırmalarda sınanmış olmadığından bir radyo da aynı işi görebilir.

Burada önemli olan şey ise şu; beynin başka yerde stimülasyon aramasına fırsat vermeyecek doğru dengeyi bulmaktır. Çoğu insan neyin daha iyi işe yarayacağını deneme yanılma yolu ile bulabilir, ama dikkat dağıtıcı etkenleri ortadan kaldırmak yorucu olabileceğinden, hafiften başlayarak bu yönteme baş vurulabilir. Ne de olsa konsantrasyon sınırının doksan dakika olduğunu biliyoruz. Bundan sonra on beş dakikalık bir ara vermek gerekiyor. Tüm bunların dışında eğer birkaç saniyelik mini araların bile işe yaradığını gösteren çalışmaların da işe yarıyor olduğunu düşünür iseniz, pencereden dışarı bakmak yerine zihin aritmetiği gibi daha yoğun bir egzersize başvurmak yararlı olabilir. Beyin hakkındaki bilgimiz arttıkça stresin konsantrasyona zarar verdiğini daha net görüyoruz. Bu nedenle sakinleşmek için ara almak, kontrolü yeniden ele geçirmek ve daha verimli olabilmek için de oldukça önemlidir.