Bilinen ilk dövme beş bin yıl kadar öncesine dayanıyor. Avrupa’da dövmenin yayılması ise, İngilizler vasıtası ile oldu. Romalılar M.Ö. 55 yılında İngiltere’yi işgal ettiğinde buradaki insanların vücutlarındaki mavi renkli desenler dikkatlerini çekmişti. “Britanyalılar kendilerini maviye boyuyor ve bu onlara savaşta korkunç bir görünüm kazandırıyor!” diyordu Sezar. Öyle ki, Avrupa’da bu insanlar Kelt dilinde “boyalı” anlamına gelen “Pritani” kelimesi ile anılıyordu. İşte Britanya kelimesi de buradan türemişti. Ve dövmenin batı dünyasında ticari bir sektör haline gelmesini sağlayanlar yine Britanyalılar oldu. Bu konuda Japonya’ya giden turistlerin yaptırdığı dövmelere artan ilginin yanı sıra bir mahkeme davası etken oldu.

1854’te aristokrat Roger Tichborne denizde kaybolmuş ve gemisinin batıp öldüğü düşünülmüştü, ama on iki yıl sonra mucizevi bir şekilde Avustralya’da ortaya çıktı ve Londra’ya döndü. Fakat kardeşleri onu kabul edememiş, annelerinin ölümü üzerine aile mirasını devralması gerekir iken, ona sahtekarlık davası açmışlardı. Bu dava 1870’lerde gazete haberleri ile tüm dünyaya yayıldı. Tichborne yatılı okula giderken arkadaşları vücuduna bir dövme yapmıştı. Mahkemede bu dövmeyi göstermesi istendi. Ortada dövme filan yoktu halbuki. Daha sonra bu kişinin bir Arthur Orton adlı bir sahtekar olduğu ortaya çıktı ve on dört yıl hapse mahkum edildi.

Dövmenin böylesine yaygın duyulması üzerine Sutherland Macdonald adlı girişimci bu alana el atmaya karar veriyor. Ve İngilizlerin Güney Afrika’da Zululara karşı savaşında askerlere dövme yapmayı öğreniyor. Londra’daki ünlü bir Türk hamamında müdür olan Macdonald burada dövme yapmaya başlayarak, tarihteki ilk dövmeci, ticari amaç ile faaliyete başlamış oluyor.

1880’lerde Prens George’un dövmesinin yarattığı etki onun da işlerini artırmıştı. Ünlülere yaptığı dövmeler gazetelerde haber olmuş, dünyaya yayılmıştı. Macdonald da talep artışından dolayı 1890’daki ilk otomatik dövme makinesi ile karşılık vermişti. Bir yıl kadar sonra ise, ABD’de başka bir makine patent almıştı. İngiliz aristokrasisinin dövme düşkünlüğü kısa sürede Atlantik’i aşıp Amerika’ya yayıldı. Buradaki orta sınıf İngiliz aristokratlarını taklit ettiğinden New York’ta dövme salonları çoğalmaya başladı. Ve son anketlere göre de, Britanya’da her üç yetişkinden birinin dövme yaptırdığını gösteriyor. Rakam muazzam değil mi?