Entropinin en basit tanımı şudur: “Kainatta her şey, kendini minimum enerji ve maksimum düzensizliğe çekmek ister.” Yani her şey, ama her şey dağılma ve bozulma eğilimindedir. Dalından koparılmış bir elma giderek bozulmaya başlamasını buna örnek verebiliriz. Hatta dalından koparmasanız da bir süre sonra elma düşüp toprağa karışacak ve bozulacaktır. Oysa bir zamanlar tüm düzenliliği ve fonksiyonelliğiyle mükemmel bir elmaydı. Onu yiyebilir ve onun size verdiği minik de olsa enerjiyle metabolizmanızı besleyebilir ve kendinizin düzenini koruyabilirdiniz.

Entropiyi zaman ekseninde ele almak gerekir. Bir vazo kırıldığında onu tekrar eski haline getiremezsiniz. Yani düzenli olan vazo entropiye uğramış ve düzenini kaybetmiş, düzensiz olmuştur. Geri de alamazsınız. Yani entropi zaman gibi doğrusaldır. Zamanın doğrusal olduğu şimdilik bir ön kabul, Einstein bunu öne sürmüştü ama kuantumdan sonra bu teori büyük ölçekte çöktü. Bunun anlamı basitçe şu an hem dünü, hem bugünü, hem de yarını yaşıyor olabiliriz ya da yaşayan yapılar, maddeler olabilir. Ama bu da sadece bir teoridir o nedenle gözlem veren teori zamanın doğrusallığıdır. Yani şimdilik zaman eğilip bükülebilen bir çubuk gibi ve deterministik. Yani sebep ve sonuçlar var. Yani önce vazoya çarparsınız, vazo yere düşer ve kırılır. Vazoyu bir zamanlar düzenli, kırık olmadığı bir ana geri döndüremezsiniz. Zaman gibi doğrusaldır derken bunu kastediyordum. Geri döndürülemez. Ama zamanın doğrusallığı da, entropinin doğrusallığı da şu anki gözlemlerimiz doğrultusunda bir ön kabuldür. Bunları dogmalaştırmayın; değişebilir.

Evrendeki her şey dağılır. Galaksiler birbirinden uzaklaşır, güneş ısısını kaybeder günden güne, bundan beş milyar yıl sonra da olsa bu ısı kaybı yüzünden bir gün o da ölecektir. Evren topyekun bir gün tüm enerjisini kaybedecek ve geriye tek bir parıldayan yıldız bile kalmayacaktır. Tamamıyla yok olacaktır. Bu süre hesaplamalara göre çok çok uzun süreler sonra olacaksa bile bir gün olacaktır. İnsan entropiye uğrar, hücreleri ölür, kendi ölür. Boşuna termodinamiğin ikinci yasası değildir entropi. Entropiden hiçbir şey kurtulamaz. İnsan da kurtulamaz. İnsanlar da aynı elma gibi bozulma eğilimindedir. Giderek hem fiziksel olarak hem de düşünsel olarak dağılırız. Misal baskı ile kontrol altına alınan toplumlar o baskıyı kırmak isterler. Çünkü baskı onları bir düzene sokmak ister ancak toplum daha düzensiz olmak ister. Aynı bir şişedeki gaz gibi. Şişeyi açtığınızda gaz daha düzensiz olan dış ortama kaçmak ister, oysa şişenin içinde düzen vardır.

Duygularımız bile entropiye uğrar. Severiz, sevdiğimizde sanki hayatın anlamını bulmuş gibiyizdir. Sanki hayatta doğru yer ve doğru zamanda, tam da olması gereken yerdesinizdir severken. Hayatınızı düzenli hissedersiniz, doğru hissedersiniz. Ama bir süre sonra sebepsiz yere bozulur bu düzen. Ya karşınızdaki ya da siz artık bu düzeni istemezsiniz. Bazen aldatır, bazen aldatılırsınız bu düzeni gizli gizli yıkmak için. Bir süre sonra da ayrılırsınız. Düzen bozulur, entropiye uğrarsınız. Her yeni başlangıcın istisnasız bir katili vardır; entropi. Odanızı toplarsınız, bozulur. Çiçek yetiştirirsiniz, solar. Mutlak sonu getiren entropidir.

Peki, entropi ve zaman arasındaki ilişki nedir? Sihirli soru bu.  Zaman yüzünden mi her şey entropiye uğrar? Yoksa entropi mi zaman olgusunu/algısını yaratmıştır? Soruları açmak gerekirse; zaman akıp giderken mi bu bozulmalara yol açıyor peşinden? Zaman gerçekten doğrusalsa o zaman sanki bir buldozer gibi ilerlediği yolda önüne geçeni yıkıp geçiyor mu? Entropiye bu mu yol açıyor? Yoksa entropi, maddenin, daha doğrusu atomun, daha da doğrusu atomaltı parçacıkların bir karakteristiği ve bozulmalara bu atomaltı parçacıklar mı yol açıyor? O zaman entropiyi durdurmanın ya da geri çevirmenin bir yolu var mıdır bu atomaltı parçacıkların ayarlarıyla oynayarak? Düşünsenize, entropiyi durdurmak yaşlanmayı engellemek demek olurdu. Entropiyi geri çevirmek ise ölüleri bile tekrar diriltmek olabilirdi.

İkinci teori şimdilik daha çok gözlem veren bir teori. Çünkü maddenin zamanı yarattığını biliyoruz. Şimdi bu ikinci teorinin, yani zamanı entropinin yarattığının gerçek olduğunu varsayalım. Entropiyi de maddenin bir özelliği olduğunu kabul edelim bu bağlamda. Atomaltı parçacıkların da davranışlarını çözdüğümüzü ve maddenin bozulmasını durdurabildiğimizi, geri çevirebildiğimizi farzedin. O zaman entropiyi geri çevirmek nelere yol açardı, bu teknolojiyle neler yapabilirdik?