Ergenlik Dönemi Aralığı

Son dönemdeki gelişmeler ile ergenliğin çocukluk ve yetişkinlik arasındaki döneme denk geldiği belirtiliyor ve neredeyse dünyanın her bir yerinde ergenliğin artık yirmili yaşların başlarına kadar uzandığını aktarılmaya başlandı. Bu durum artık eskiden olduğu gibi on ile on dokuz yaşları arasında değil, on ile yirmi dört yaşları arasında yaşandığının genel bir algı olarak yerleşmesi gerektiği belirtilmekte. Bu durumun geç sona ermesinin toplumsal rollerde de değişiklikler yarattığını söyleyen birçok araştırma, artık eğitim sürecinin daha geç sona ermesi sebebi ile evliliklerin daha geç yapılması ana etken olarak görüyor.

Buluğ çağının da bütün toplumlarda daha erkene çekildiği belirtilir iken artık ergenliğin bir insanın hayatında daha fazla yer edinildiğini söylemekte fayda var. Dijital medyanın bu konuda insanların sağlığını yıllar içinde değiştirdiğinin bir başka göstergesi. Bu çağlarda beynin hipotalamus adı verilen bölgesinin büyümeyi sağlayan hormonu salgılaması ile başladığı düşünülüyor.

Öncelerde bu dönemin on dört yaşında başladığı düşünülüyordu. Son yıllarda bunun on yaşına kadar indiği tahmin ediliyor ve tıp dünyası içinde de ergenliğin yaş aralığının genişlemesinin sonuçları ile ilgili olarak farklı tartışmalar yürütülüyor. Bunlardan biri de, yetişkinlerin yasal yükümlülüklerinin on sekiz yaşında başladığını, ama büyümenin yirmi beş yaşına kadar devam etmesi sebebi ile bazı kanunlarda değişikliğe gidilmesi gerektiğini savunuluyor. Bireylerin toplumun beklentileri tarafından biyolojik gelişimlerinden daha önce şekillendiklerini, bu yüzden yirmili yaşlara gelen bireylere çocuk muamelesi yapmamak gerektiğini vurguluyor.

Yazar: Tanya Avaryan