Anlam Yitimi: Hiçlik

Evrendeki sınırsız enginlikte sonsuza dek yüzen, bir kaya üzerindeki en gelişmiş ve gelişmiş canlıların bir parçası olmak için, gerçeği dehşet verici bulduğum bir gerçeği itiraf etmeliyim. Birbirimizden olabildiğimiz kadar farklı olabiliriz, ancak bu gerçeğe bakmak, paylaştığımız korku örtüsünün altında olduğumuzun farkına varmamızı sağlamakta. Düşünceyi daha değerli bulmamızın hiçbir anlamı yok. Hayatımızın, varlığımızın veya amaçlarımızın anlamı olabilir, ama çevremiz ile ilgili farkındalığımızı bilimsel olarak arttıracağımızdan ve bir noktada dinamik bir ölü sona ulaşacağımıza her birimiz eminiz. Böyle bir noktaya ulaşmak, anlam aramayı bırakmamız gerektiği anlamına gelmiyor, bunun yerine kendimizi mistisizm, mitoloji ve maneviyat ile dolduruyoruz.

Bilinmeyen şeyin saptırılmasına yönelik imkânlarımız olmadığı için, yaratıcılığın kontrolsüz bir sel baskınına yol açarız. Bu doğuştandır. Sebep ile sonuç ilişkileri muamelesinin yapısökümünü kaldırmamızın tek amacı, açık ve belirlenebilir bir sebep olmamamızdan kaynaklanıyor. Atalarımızın hiçlik içinde bir anlam bulma konusunda harika bir iş çıkardığını neşesizce de olsa itiraf ediyorum. Gökyüzünde bulut taşımak için dolaşan ruhların en güzel tasvirlerinden birini, yani masalları yarattılar. Ve nitekim bunun ile birlikte, memnuniyetsizlik doruklarına ulaşmak pek de uzun sürmedi, çünkü bilimsel ilerlemenin çıkmazının tamamı, tüm süreci açığa çıkararak ilerledi. Tüm bu beyanlar, bilimsel olarak ilerlediğimizde, birikmiş spiritüalizmin yükünü, dünyanın daha mantıklı bir görünümüne taşıdığımızı açıklıyor.

Sonuç ne olursa olsun, kendi içimizde arınmadıkça tatmin olmayacağız. Dolayısı ile tatmin edici olmayan araştırmanın, biz insanlığın dünyayı kavrayışında daha küçük bir adım olacağını ilan ediyorum, çünkü gelecekte tıpkı şu an atalarımızın yazılarına baktığımız gibi, onlar da bizlerin yazdığı bu yazıların ardında korku ve alay konusu yapacakları şekilde bunları okuyacaklar. Ancak bu yolculuğumuz için bir başlangıç ​​noktası olarak aklımıza gelen ilk soru şu olmalı; hayat için bir anlam bulduktan sonra ne yapacağız?

Yazar: Fidel Alkoç