Ana Sayfa Aktüel

Aktüel

Kütüphanede kitap okuma fikriyle orta üçüncü tanıştım, şimdi emin olamıyorum. Işık Lisesi’nin kütüphanesini bol pencereli, aydınlık, ferah bir yer diye hatırlıyorum. Benden başka pek kimse olmazdı. İlk keşfettiğimde Ahmet Vefik Paşa’nın Molière çevirileriyle başladım, ama tadına varamadım. Ardından Voltaire’in 14'ncü Louis Asrı’nı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanılmıyorsam Hasan Ali Yücel dizisinden...
Modern yaşam tarzı neden cezbedici? Neden gençler maddi sıkıntı çekmek pahasına da olsa, taşradan merkeze, kırdan kente, Ortadoğu’dan batıya göçer ya da göç etmek ister? Neden ortalıkta bunca özenti insan var? Her gün neredeyse tüm yayın organlarında geleneklerimizden, değerlerimizden, kültürel farklılıklardan bunca bahsedilmesine rağmen neden insanlar modern yaşam tarzını...

Sansür

Sansür, şiddet ve korkunun ete kemiğe bürünmüş sopasıdır. Erkek egemen kültürün öğretileri ile kendi cinsel kimliğinizle var olmanın hiçbir önemi yoktur. O nedenle de hem kadınlar hem de erkekler kendilerinin güçlerinin farkına varmak istemezler. Dışlanmak, horlanmak, kabul görememek, mücadele etmek zordur. Oysa kabul ederseniz bir yandan kendinize acır, diğer yandan...
Gelecek tahayyülünün gücünü yitirmesi, geçmişin altın çağ olarak telakki edilmesinin günümüzde geçer akçeliğini korumasından kaynaklanıyor bir bakıma. Geleceği geçmişin enstrümanlarıyla ele alamayacağımız gerçeğini bir yana koyalım, bir kurtarıcı ya da mesih bekleyen insanoğlunun değişimin imkansızlığını alttan alta vurgularcasına her iyi şeyin mazide kaldığı vehmine kapılması düşündürücü. Geleceksizlik, plan programsızlığı...
11 Mart 1811 Pazartesi gecesi birkaç dokuma işçisi, ellerinde çekiçleriyle İngiltere Nottingham’da Arnold bölgesinde bir araya geldiler. Öfkeliydiler. Patronları çalıştıkları fabrikalara yeni makineler satın alıyorlardı. Bu sayede vasıfsız bir işçiyle bile daha fazla iş yapılabiliyordu. Patronlar daha fazla kâr elde etmek amacıyla işçileri çıkarıyor ya da onların yevmiyelerini yarı...
Keşke yalnızca piyanistini yitirmiş olsa. Oysa Türkiye, kendini bir arada tutan hemen her şeyi yitirmiş, "aynı masaya oturamayanlar" ülkesine dönüştü. Fazıl Say’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı konserine çağırmasını da bu tablonun dışında değerlendirmek imkânsız. Politik uçların yalnızca birkaç şarkılığına paylaştığı masa bile katlanılmaz olmuş. Herkes, masanın üzerindeki tabakların kırılmasını,...
Kime sorarsan sor, “dil iletişim aracıdır.” diyecektir. Oysa bu, işin yarısı. Öbür yarısını mesela Tevrat yazarı gayet net kavramış, dil konusunu ilk önce Babil Kulesi ile birlikte anmış. Allah insanlara dili niye verdi? Birbirleri ile konuşamasınlar diye verdi! Anadilin senin yakın çevrendeki insanlarla anlaşma aracındır. Aynı zamanda, insanlar aleminin...
Evrendeki sınırsız enginlikte sonsuza dek yüzen, bir kaya üzerindeki en gelişmiş ve gelişmiş canlıların bir parçası olmak için, gerçeği dehşet verici bulduğum bir gerçeği itiraf etmeliyim. Birbirimizden olabildiğimiz kadar farklı olabiliriz, ancak bu gerçeğe bakmak, paylaştığımız korku örtüsünün altında olduğumuzun farkına varmamızı sağlamakta. Düşünceyi daha değerli bulmamızın hiçbir anlamı yok....
İhtiyaçlarımız doğrultusunda gelişen ve bu bağlamda da şekil değiştiren bazı durumlar vardır. Bu aslına bakılır ise ihtiyaçtan daha ziyade, mübadele amacı dışında sosyal veya psikolojik istekler dolayısıyla bazı şeylere karşın karşı koyamadığımız sahip olma güdülerimizden kaynaklıdır. İsteklerimiz bize farkında olmadan meta fetişizminin merkezine iter. Meta fetişizminin en kısa yoldan...

Namus

Namus kelimesi Antik Yunan'daki Namos kelimesinden türetilmiştir. Namos kelimesinin kökünde yer alan nam hecesi İngilizce’ye name, Arapça’ya ise nam olarak geçmiştir. Namusun kaybedilmesi aslında ismin değerini kaybetmekle özdeşleşmiştir. O dönemlerde erkeğe ait olduğu düşünülen kadının, ait olduğu erkek dışındaki bir başka erkekle ilişki kurarak değerinin düşürülmesi, erkek için kesesindeki...