Bilim

Beyin, kafatasında bulunup organizmanın işlevlerini denetleyen, duyum ve bilinç merkezi olan organdır. İnsan beyni ortalama bin iki yüz ile bin beş yüz gram arasında değişmektedir. Tarihin en çok merak edilen beyinlerden birine sahip olan Albert Einstein 1955’te öldüğünde beyni bin iki yüz otuz gram olarak ölçülmüştür. Belki tarihin en...
İnsanların beyin merakı son otuz yılda oldukça hızlandı. Beyin görüntüleme teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte, beyin hakkında beklenenden daha fazla bilgiye sahip olduk. Henüz 1980’lerde başlamasına rağmen, özellikle öğrenmenin merkezinin beyin olduğunun fark edilmesi, sadece alan uzmanlarını değil, eğitimcileri, pedagogları, psikologları ve sosyologları da heyecanlandırdı. Böylece beyin, pek çok bilim...
Einstein, kuantum kuramının olasılıkçı yorumuna ve belirsizlik ilkesine duyduğu kuşkuyu ömrü boyunca sürdürdü. Son aktif çıkışını iki arkadaşıyla birlikte 1935'te yaptı. Bu yaylım ateşte olasılık genliklerinin nesnel gerçeği tanımlamaktan uzak olduğu ve dolaysıyla kuantum kuramının tam ya da tamamlanmış bir kuram olmadığı öne sürülüyordu. Yine de EPR Deneyi diye anılan...
Dediklerine göre "bilim, gözlem ve deneye dayanan öğrenme metodu!" Fakat tanımı beğenmedim. Asri turşuculuk da gözlem ve deneye dayanan bir öğrenme sürecidir ama “bilim” sayılmaz. Keza marangozluk, terzilik, siyasi parti ayakçılığı, uyuşturucu satıcılığı, koğuş ağalığı, zurnacılık ve benzeri. Bir kere hiçbir öğrenme metodu sadece gözlem ve deneye dayanamaz, aktarım...
Neden bazı şeyleri otomatik olarak yapıyor, korkuyor veya seviyoruz? Bilimsel olarak bakarsak, bu yazıda da göreceğiniz gibi daha önceden yaşamış olan atalarımızdan bize geçmiş olan genetik bir çok şey, bizim kimliğimizi oluşturuyor. Bazı dini inançlar ise buna, “Önceki hayatlarınızdan kalma kaydolmuş anılar ve travmalar” diyor. Bütün canlılar için biyolojik olarak...
Beynin, biz insanların şimdiye kadar karşılaştığı en karmaşık organ/yapı olduğu düşünülüyor ve işin komik yanı, bu karmaşıklığı düşünürken yine aynı beyni kullanıyoruz. Bu kısır döngünün içinden çıkabilmenin bir yolu insan beynini silikon tabanlı bir ortamda simüle etmek olabilir, böylece bu yapıya dışarıdan bakabilir, nasıl çalıştığına dair yeni fikirler ortaya...
Kuantum mekaniğinin temel dalga denklemini yazan Erwin Schrödinger de sonraki yorumları kabullenemeyenler arasındadır. Schrödinger, sonuçta kuramdan soğudu. Bundan sonra o da Albert Einstein gibi kuramın mantıksızlığını çarpıcı biçimde ortaya koyacak örnekler aramaya koyuldu. 1935'te ortaya koyduğu "Schrödinger’in Kedisi" adı ile anılan düşünce deneyi bunların en ünlüsüdür. Aynı yıl Einstein,...
Her şeyi sorgulamaya kendinden başlayan insanoğlu bilinç ve iradenin sırlarını öğrendiği zaman sürekli sözünü ettiği tanrısını da bulmuş olacaktır. En azından benim kişisel inancım bu yönde. Çünkü her şey bizim bakış açımızla var olmakta ve evren gerçekliğini bizim duyu organlarımıza göre bize yansıtmakta. Peki biz bunları algılar iken, yorumlar...
Bilinmeyenin dayanılmaz cazibesi adlı bir roman yazsak satışlarının önemli bir kısmı isminin çekiciliğinden olur. İnsanoğlu bilinene daha ilgisiz kalmış ve hep bilinmeyeni aramıştır. Bu sebepledir ki; tıp, hukuk, teknoloji, felsefe gibi disiplinler sürekli gelişmiştir. Öncekinin devamı niteliğinde olan bilinmeyeni arama eylemi... Bilginin sonunun olmadığına inananlar insanlığın ufkunu genişletmiştir. Günün her...
Dünyaya geliş nedenimiz bilmek olmalı. Kendini, dünyayı, evreni... Mekâna hapsedilmeyen, insanın iç uzayından dış uzayına yayılan bilme ibadeti, bilen insanın bilge insana dönüşme sürecidir de. Gnostik anlayıştan tasavvufa, fizikten metafiziğe, Delphi tapınağının girişinde ya da Yunus’un şiirinde insanlık tarihinin her evresinde karşımıza çıkan bir parola gibi; “Kendini bil!" İnsanın...