Ana Sayfa Felsefe

Felsefe

Yeni bir öğreti meydana getirmek üzere, çeşitli sistemlerin en kabul edilebilir tezlerini seçip toplamaya dayanan metottur. Eklektik sözcüğü Yunanca ve Latince "seçmek" anlamına gelen "eligere" kökeninden gelir. Ayrıca eski Yunanca “eklektikos” veya “eklegein” seçmek demektir. Seçmeci ve kaynaştırıcı sisteme tekabül etmektedir. Sözlük anlamı olarak da “seçmecilik yanlısı, seçmeci” olarak...
"Baküs" veya "Dionisos" genelde bir bereket ve bitki tanrısı olmakla birlikte, temelde bir şarap tanrısıdır. Dionysos bağ bozumu tanrısı olarak da bilinir. Dionisos şenlikleri dört mevsimde de kutlanmıştır, ama en önemlisi bağ bozumu şenlikleri olmuştur. “Doğuş efsanesine göre on iki Olympos tanrısından biri olan Tanrı Dionisos Zeus ve Semele'nin...
“Simya" veya "Al Kemi", kutsal kimya veya olası olarak Nil nehrinin yıllık sellerinin bıraktığı çamur birikintilerinden "kara toprak"tan türediği inanılan Arapça veya Mısırca bir terimdir. Bir diğer görüşe göre etimolojik olarak Simya sözcüğü Türkçede var olan Kimya sözcüğü ile aynı kökenden gelmektedir. Kökeni Arapça olan bu sözcükler Arapçaya da...
Tabiat içerisindeki biz insanlar, cüzi oluşumuzu idrak ile varlığımızı da idrak etmiş oluruz. Yani bir fert bilir ki cüzidir ve fertlerde toplu bir küllilik vardır. Toplum külli olsa da fertler cüzidir ve cüzi fertlerin gönülden yansıttıkları ruhi değerler veya hisler külliye etki ederek ancak bu şekilde bütünün armonisine ulaşabilir....
Kadim Yunan dünyasının en önemli filozoflarından biri olan Herakleitos’un, belki de en çok alıntılanan “Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz” sözünü, İstanbul’a yüksek bir noktadan bakarken hatırlarsak, yüzyıllardır söylenegelen bu söz, kulaklarımızda şu şekilde yankılanacaktır: “Aynı şehirde iki defa yaşanılmaz.” Herakleitos’un felsefî düşünce sistemindeki temel argüman olarak karşımıza çıkan “her şey...
Öz bilincimizin, çağlar boyudur süre gelen kendini tezahür edişi boyunca, ait olma kavramı; çeşitli sebeplerden dolayı yaşantımızda ve kendimizi gerçekleştirme mücadelemizde büyük bir yer tutmuştur. Burada, Karen Horney'i de anarak, “kendimizi gerçekleştirme mücadelemiz” dememin en önemli sebeplerinden birisi, oluşan herhangi bir aidiyet duygusunun; şayet insanın kendi iradesine ait değilse,...
Her canlı organizma türüne özgü rahim evresini tamamlarken ebeveynlerinin adaptasyonlarını tamamladığı, hali hazırda da yaşadığı koşullar içerisine doğar. Doğal seçilim evresinde hayatta kalmayı başarıp, türün ve ailenin üyesi haline geldiği takdirde; ekolojik sistem içerisindeki besin zincirinde tek halkalık yerini alır. Türden türe değişebilen ebeveynler tarafından korunma süresi geride kalır...
Parçalanmış varlıklar en iyi, parça parça betimlenirler. Rilke’nin bu hoş dizesinden yola çıkarak;  insan ilişkilerini ve insan-nesne etkileşimini irdeleyeceğiz. İlişkilerin duygusal tüketim nesnesine dönüşmesinin sosyolojik izlerini takip edeceğiz. Arkadaşlık, dostluk ve aşk kavramları niçin imajlarla yahut maskelerle gölgelenmektedir? Bu gölgenin kaynağını hiç düşünüyor muyuz? İnsanların birbirini birer heyecan metası veya...
İnsanın varoluş yolculuğu baştan umutsuz bir yolculuktur, tanrı ile arasındaki bu güven bunalımı nedeniyle sızılı ve acılıdır. Varoluş yolculuğu onu çokça nihilizme sürükler. Güvenin gittikçe daralan alanında insan mesihyanist dinsel kolektiflerde bir nebze olsun soluklanıp aidiyet arıyor. Korku ile güven birbirine ardıllık ilkesiyle bağlı olan iki olgu, birinin olmadığı...
Düşünce, doğal ve zorunlu bir eylemdir. Ama düşünme yetisi sadece insanlara ait bir özellik de değildir. "İnsan düşünen hayvandır" derler. Doğru değil. Her canlı varlık düşünebilir. Ama bu yetisini mecbur olmadıkça kullanmaz. İnsanın düşünme yetisi mecburiyetten, şartların zorlamasından dolayı gelişmiştir. İnsan dışında tüm canlılar yaşadıkları doğal ortamla tam bir...