Ana Sayfa Felsefe

Felsefe

Tartışmak, günlük hayatta çokça gerçekleştirilen bir şeydir. Genel itibari ile düşünsel verimliliğin, fikir alışverişinin, sosyalliğin ve kişisel gelişimin kaynağı olarak görülür. Tartışarak, konuşarak, kendini bir diğerine ifade ederek gelişir insan, diye düşünülür. Ve hatta insan, ancak tartışmada gelişebilir veya mevcut gelişimini tartışmada sınayabilir, kanısına varılır. Tartışmanın kesinlikle böyle işlevlerinin...
Beni oluşturan her atom, her molekül, her hücre sürekli değişime uğramakta ve gidenin yerine yenisi gelmekte, her gün yeniden var olmaktayım. Peki, hala dünkü ben miyim? Dün yediğim patates kızartmasını bugün özümseyerek onu kendime dönüştürdüm. Ama neden patatese dönüşmedim? Aslında tam olarak da öyle de değil; Patatesin içindeki vitamin, mineral...
Bugün, dünya üzerindeki insanların toplumsal yapısı, kültürü ve siyasal düşünceleri üzerinde büyük katkısı olmuş bir düşünürün kuramından hareketle devrimlerin itici güçlerinin neler olduğuna değineceğiz. Aristo, bugünün Avrupası'nın şekillenmesinde dinsel, siyasal, sosyal ve birçok yönden görüşleriyle etkilemiş ve düşünceleriyle geçmişten geleceğe ışık tutmuş bir düşünürdür. İki bin dört yüz yıl...
"Şehir nedir?" sorusunu öncelikle şehrin bazı maddi veya fiziksel özelliklerine bakarak cevaplayabiliriz. Bir şehrin fiziksel özellikleri olarak da o şehrin ulaşım olanakları, ortak yaşama yerleri, mimari özellikleri, kültür ve spor açısından sunduğu olanaklar dikkate alınabilir. "Şehir nedir?" sorusunun fiziksel ve ölçülebilir bir diğer boyutu, onun sosyolojik özellikleriyle de ilgi...
Düşüncenin, özellikle sistematik düşüncenin, kurallarına mantık diyoruz. Evet, mantık sadece bir kurallar dizisidir. Bu kuralları biz insanlar koyuyoruz ve koyduğumuz bu kurallar çerçevesinde önermeler ürettiğimizden dolayı da birbirimizle anlaşabiliyoruz. Bu kurallara uymadan ileri sürülen fikirlere de “mantıksız düşünce” deyip çıkıyoruz. Mantık kuralları çerçevesinde düşünen insan çelişik önermelerden hoşlanmaz. Daima açık,...
Kültür hızla çöküyor ve bunu gösteren olaylara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu durumu bir savaş yaratmadı; ancak, savaş da bu çöküşün bir görünümü. Olaylarda kültürel olarak gördüğümüz her şey, gerçekte olayların her bakımdan aşağılandıktan sonra kültürel alana bıraktıklarından ibaret. Madde ve kültür alanlarının etkileşimi bu sayede bir karaktere...
“Birey” ve “bireyleşme” diye önümüzde iki kavramı birbirinden ayırıyorum. “Birey” dediğim zaman, vatandaş yani toplumsal görevleri yerine getiren ve toplum içinde hukuken korunan başka deyimle vatandaşlık numarası bulunan ve nüfus cüzdanı taşıyan kişiyi düşünüyorum. “Bireyleşme” dediğim zaman da bireyin kendi beceri ve yetenekleriyle topluma bir şeyler katma olgusunu ön...
Hümanizm üzerine okuma yapıyorum. Postmodernizmin ve post yapısalcılığın hümanizmi eleştirdiği de malûm. Kimi eleştiriler insanı merkeze almanın onu kibre götüreceği, bencilce davranıp kendi türünden başka türleri umursamayacağı yönünde. Şahsen eleştirilmez bulmamakla birlikte, hümanizmi benimsiyorum. Aydınlanmanın henüz tamamlanmamış bir proje olduğunu savunan Habermas, Sloterdijk ile tartışırken, hümanizmi eleştirenlerin doğru düzgün...
Entropinin en basit tanımı şudur: “Kainatta her şey, kendini minimum enerji ve maksimum düzensizliğe çekmek ister.” Yani her şey, ama her şey dağılma ve bozulma eğilimindedir. Dalından koparılmış bir elma giderek bozulmaya başlamasını buna örnek verebiliriz. Hatta dalından koparmasanız da bir süre sonra elma düşüp toprağa karışacak ve bozulacaktır....
Tabiat içerisindeki biz insanlar, cüzi oluşumuzu idrak ile varlığımızı da idrak etmiş oluruz. Yani bir fert bilir ki cüzidir ve fertlerde toplu bir küllilik vardır. Toplum külli olsa da fertler cüzidir ve cüzi fertlerin gönülden yansıttıkları ruhi değerler veya hisler külliye etki ederek ancak bu şekilde bütünün armonisine ulaşabilir....