Felsefe

Pozitivizmin mirası, uzun bir zamandan beri pozitivizimle aralıklı da olsa uğraşan bir kişi olarak hep ilgimi çeken bir konu olmuştur. Çünkü entelektüel planda karşımıza çıkan bir takım sorunların, bu felsefe anlayışıyla bir şekilde ilgi içinde olduğunu sanıyorum. Pozitivizm derken Viyana Çevresini kastediyorum; yani Aguste Comte pozitivizmi veya Antik çağ’dan...
“Benlik” veya “ben” kavramı üzerinde hem psikologlar hem de filozoflar değişik fikirler yürütmüşlerdir.  Sigmund  Freud psikolojisinde  “ben”  kavramının  karşılığı “ego” sözüdür. Egosu güçlü olan bir kişi kendine aşırı önem verir ve yaşadığı her olayda kendini merkeze koyup önemser. Genelde “kimsin?” sorusuna dış dünya değerleriyle yanıt verilir ve kimlik tanımı...
"Şehir nedir?" sorusunu öncelikle şehrin bazı maddi veya fiziksel özelliklerine bakarak cevaplayabiliriz. Bir şehrin fiziksel özellikleri olarak da o şehrin ulaşım olanakları, ortak yaşama yerleri, mimari özellikleri, kültür ve spor açısından sunduğu olanaklar dikkate alınabilir. "Şehir nedir?" sorusunun fiziksel ve ölçülebilir bir diğer boyutu, onun sosyolojik özellikleriyle de ilgi...
Tabiat içerisindeki biz insanlar, cüzi oluşumuzu idrak ile varlığımızı da idrak etmiş oluruz. Yani bir fert bilir ki cüzidir ve fertlerde toplu bir küllilik vardır. Toplum külli olsa da fertler cüzidir ve cüzi fertlerin gönülden yansıttıkları ruhi değerler veya hisler külliye etki ederek ancak bu şekilde bütünün armonisine ulaşabilir....
Kapitalizm, erdemin, aşkın, sadakatin, bilginin, bilincin, kısaca her şeyin ticaret içine çekildiği bir zamandır. Ahlaki ya da fiziki her şeyin piyasa değerine sahip olduğu, gerçek değerinin belirlenmesi için piyasaya sürüldüğü bir zamandır. Maddiyat, yakın zamanda kıtlaşacak kaynaklar için verilen savaştan, yani besin, su, enerji, mineraller ve benzeri çevre kirliliğine kadar,...
Tartışmak, günlük hayatta çokça gerçekleştirilen bir şeydir. Genel itibari ile düşünsel verimliliğin, fikir alışverişinin, sosyalliğin ve kişisel gelişimin kaynağı olarak görülür. Tartışarak, konuşarak, kendini bir diğerine ifade ederek gelişir insan, diye düşünülür. Ve hatta insan, ancak tartışmada gelişebilir veya mevcut gelişimini tartışmada sınayabilir, kanısına varılır. Tartışmanın kesinlikle böyle işlevlerinin...
Pişmanlık nedir? Tabii ki bu soruyu cevaplamak zor. Sorunun kendisinin bile böyle yöneltilip yöneltilemeyeceği şüpheli. Pişman oluruz. "Ah, keşke olmasaydı!" deriz. Ya da tersi. Kuşkusuz ilgi çekici bir duygu pişmanlık. Nereye sığdırılacağı bilinemiyor. Bir öfke, sevinç, hüzün, acı kadar somut değil gibi gözüküyor. Daha bir çetrefilli, daha bir dolaylı....
Kültür hızla çöküyor ve bunu gösteren olaylara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu durumu bir savaş yaratmadı; ancak, savaş da bu çöküşün bir görünümü. Olaylarda kültürel olarak gördüğümüz her şey, gerçekte olayların her bakımdan aşağılandıktan sonra kültürel alana bıraktıklarından ibaret. Madde ve kültür alanlarının etkileşimi bu sayede bir karaktere...
Bazı kavramlar birbirlerini adeta gizemli bir şekilde tamamlıyor ya da içerdikleri karşıtlıklar aracılığıyla sınırlayıp anlamlandırıyorlar. Bu özelliğin, günümüz dil felsefesi açısından bakıldığında, kolayca anlaşılabilir olduğunu söylemek zor görünmektedir. Çünkü sarmal kavramlar, bileşeni her bir kavramın tek başına sahip olduğu anlamın dışında bir içerik taşıyorlar. Farklı özellikte sarmal/ikiz kavramlardan söz...
"Hakikat" diyoruz, ama bu kelimeyle ne ifade ediyoruz? Aklımızda bir şey canlanıyor mu? Yoksa imgesiz, tahayyül edilemez bir kondisyona mı işaret ediyoruz? Bir umut, yeni bir duyarlılık mı? Veya her şeyin çıplaklaşacağı, olduğu gibi belireceği bir an mı? Hepsi belki de, ya da hiçbiri; ama yine de bu kelimeyi...