Ana Sayfa Sosyoloji

Sosyoloji

İçinde bulunduğumuz son on senenin yükselen ve ülke gündeminin ana noktalarından birisi haline gelen tartışma konusu kutuplaşmaydı. Bunun iç siyasi etmenlerden kaynaklanan, aslında önlenebilir, hatta önlenmesi bir bekâ meselesi olan mühim bir konu olduğu erken dönemde neredeyse herkes tarafından dile getiriliyordu. Sonra yavaş yavaş küresel iklim değişmeye başladı. Doğu...
Aidiyet kavramı birçok alanla ilişkilendirilmiş, buna bağlı olarak farklı tanımlamaları bulunan bir kavramdır. Felsefe ve edebiyat alanlarında yer alış biçimiyle aidiyet, varoluşçuluk akımı ile anılmıştır. Ontolojinin temelini oluşturmakla birlikte, insan ve davranışı ile ilgilenen psikolojinin de başlıca konularındandır. Sosyoloji alanında ise kimlik ve etnisite kavramlarıyla ele alınan aidiyet genellikle...
Şüphesiz dünya sahnesinde geçmişten bu güne dek süregelen bazı durumlar göz önüne çıkmıştır. Bunlardan ilki ve belki de en önemlisi ise yoksulluk kavramının varlığı olmuştur. Yoksulluk, en az insanlık tarihi kadar eski bir kavram. Ve bu kavramı kalkınma ekonomisindeki rolü yadsınamayacak kadar önemli. Genel anlamı bakımından bireylerin hayatlarını idame...
Frankfurt Okulu'nun öne sürdüğü "kültür endüstrisi" kavramı, geleneksel olanın modern toplum içerisinde yer alma biçimini ele alarak, eskinin yeni içerisindeki modifiye haline dikkat çeker. Kültür endüstrisinin dayanakları ise yoğun ekonomik ve teknolojik gelişmeler karşısında geleneksel toplumsallaşma kuramlarının zayıflaması, insanın emek ve etkinliği sonucu ortaya çıkan nesnelerin, insan kontrolünün dışında...
Geniş çaplı bir ağyapı fikrinin ciddiyetle tartışılmaya başlandığı ilk günlerde bu teknolojinin olası kullanım alanlarına dair raporlar hazırlanmıştır. Bu raporları alanının uzmanları, fikirlerini fon sağlayıcı kurumlara beğendirmek amaçlı yazmıştır elbette. Sosyal medya veya Microsoft Office gibi ürünlerin öngörülememiş olmasının ötesinde, e-posta gibi internet yapısının en temel araçlarından birisi dahi bu raporlarda...
Kalabalığın ruh hâlini anlamaya çalışırken kaçımız kendimizi sorguluyor, kaçımız bu sorulara cevap bulabiliyor veya kaçımız o bulduğumuz cevaplara uygun kendi cevabımızı yaratıyoruz? Biz, neyi neden söylediğimizi ve yaptığımızı ne kadar biliyoruz sahiden? Bu soruları hayatımızın içindeki tüm meseleler için sorabiliriz elbette, şimdilik yalnızca taciz meselesi için ele alacağım bu...
"Hakikat" denilince herkesin üzerine uzlaşabileceği, ortaklaştırıcı bir figür beklentisi yaratılır genelde. Oysa hakikat kavramı ve hakikat kuramları birbirinden alabildiğine farklı renklerde gelen türlü çeşitli biçimlerde olabilir. Peki hakikat kadar temel bir kavram üzerine dahi uzlaşamayan insanlar nasıl ortak bilgi üretebilirler veya hakikat gerçekten de temel bir kavram mıdır? Felsefe literatüründe...
Yeni Türkiye’nin yönetici sınıfının esasen kim olduğunu belirlemenin yöntemi sistemi inşa edenlerin geride bıraktığı araçların kim tarafından, kimin lehine ve kime karşı kullanıldığını iyi analiz etmekte yatar. Sistemi inşa edenlerden bahsederken de militarizm kavramına özel bir parantez açmak gerekir. Basit anlamda militarizm bir ülkenin güçlü bir orduya sahip olması...
Sapma ve suç sosyolojisi, kültürel normları, zamanla nasıl değiştiklerini, nasıl uygulandığını ve normlar bozulduğunda bireylerin ve toplumların başına neler geldiğini inceler. Sapma ve sosyal normlar, toplumlar, topluluklar ve zamanlarda farklılık gösterir ve genellikle sosyologlar bu farklılıkların neden mevcut oldukları ve bu farklılıkların bu alanlardaki bireyleri ve grupları nasıl etkilediği...
Nesnelere hiçlik vurdurup geriye yansıyanın fotoğrafını çekiyoruz. Gerçekliğin hiç olmadığı, hiç kurulmamış olduğu noktadan dünyaya doğrulttuğumuz fotoğrafın kadrajı kusursuz bir bakışa olanak tanıyor. Hitlerin Yalta’dan sonra Stalingrad’a saldırısı, çadırında ağırlanıp seçim kampanyasını onun parasıyla kotardıktan sonra Sarkozy’nin Kaddafi’ye saldırması, ailece tatilini Bodrum’da geçirmesinden Şam Emevi camisinde namaza uzanan süreçte...