Liberalizm, son iki yüz elli yılda batı düşüncesinin ana akımıdır. Liberalizm hakkında ne okuyayım demek, modern batı medeniyeti hakkında ne okuyayım demekle bir. Ne yersen yarar. Otoritenin ve geleneğin taleplerine karşı sırtını dayayacak bir yer bulma ihtiyacından doğmuştur. O dayanak, özgürlük fikrinde bulunmuştur. Der ki, bireyin aklı ve vicdanı özgürdür. Doğuştan gelen bir takım haklara sahiptir. O haklar kutsaldır. Devletin ve organize dinin taleplerine koz basar.

Mittir elbette, masaldır, ama çok kuvvetli bir mittir. İnsanlığın yüz küsur bin yıllık tarihinin en görkemli başarıları son iki yüz elli yılda o mit üzerinde inşa edildi. Başka mitler ve onlar üzerine kurulu başka akımlar da var batıda. Ama onlar derivatiftir, eşlik çalgısıdır. Ana akım olan liberalizme tepkidir.

En önemlisi konservatizmdir, yani muhafazakarlık. Özet ile “aman gemiyi sallama, ne güzel geçinip gidiyoruz işte!” der. Her toplumda olduğu gibi Batı toplumunda da vardır, hatta bazen öne geçmiş görünür. Ama fikir akımı sayılabilir mi bilmem. Daha ziyade fren mekanizması. Akıl balatası. Yorgunluk kahvesi. Bir diğeri ise sosyalizmdir. Liberalizmin yan ürünü olarak ortaya çıkan sosyal ve ekonomik dengesizliklere cevaptır. “Özgürlük diyorsun ama, özgürlüğü kaldıramayanlara yazık değil mi” diye sorar. İlaçtır. Gerekli bir antidottur. Ama fazla alındı mı toplumu öldürür. Bak Sovyetler Birliğine, bak 1980’ler öncesi dozu fazla kaçıran Avrupa’ya!

Üçüncüsü Nasyonalizmdir. O da ilaçtır. Liberalizmin bireyci ve elitist eğilimlerine karşı bir  milli birlik ve beraberlik çağrısıdır. Nasyonalizm olmasa devletler çil yavrusu gibi dağılırdı. Üstelik konservatizmin düşünsel boşluğunu doldurmak için de faydalı bir çaredir Nasyonalizm. Sek alınırsa beyin ölümüne yol açar. Bak 1930’lar Türkiyesine. Bir de İslamizm var. Onu meşru bir fikir akımı olarak değil batı medeniyetine karşı topyekün bir saldırı olarak görmek daha doğru olacak gibi görünüyor. Liberalizmin belki en büyük sınavı olacak. Çünkü liberalizmin temel ilkelerinden taviz vermeden bu tehditle nasıl başa çıkacağı belli değil.

Türkiye’de liberalizmin namını kötüye çıkardılar. Sen kanma. Kâh sosyalizm, kâh nasyonalizm, kâh islamizm kisvesi altında görünse de özünde aynı saldırıdır. Batı düşmanlığı, yani medeniyet düşmanlığı. Bildiğin, bin yıllık gâvur nefreti. V. S. Naipaul, Among the Believers! İlginçtir, liberal batı fikrini son zamanlarda en iyi anlatanlardan biri o dünyanın marjının marjından gelen bir adam. Naipaul Trinidad’lı bir Hintli. İslam dünyasının dört beş ülkesinde, batıya ve özgürlük fikrine isyan eden insanlarla sohbet etmiş. Hintlilere özgü metodik ve monoton sesle tartışmış. Beyin yakan kitaplardandır. İlla bir yerden başlayacaksan oradan başla.