Ülkemizde halk arasında esrar olarak bilinen mariuhana adlı uyuşturucunun kullanımı rahatlık hissi uyandırabilir, ancak aynı zamanda kullanım sonucu panik, kaygı, güvensizlik, korku hali gibi hisleri de ortaya çıkarabiliyor. Esrar kullanımı kısa vadede hafıza kaybı, algı bozukluğu, muhakeme yeteneğinde bozulmalara neden olmak ile beraber, işte ve okulda performans eksikliğini de beraberinde getirmekte. Ergenlik çağındaki gençlerde, esrar kullanımı bilişsel gelişime olumsuz ve uzun süreli bir etkiye neden olarak, henüz gelişmekte olan beyin sistemlerine zarar veriyor.

Yüksek dozlarda esrar kullanımı halüsinasyon, delüzyon ve benlik algısının yitirilmesini de içeren akut psikoza neden olabiliyor. Esrarın neden olduğu bu tarz rahatsızlıklar geçici olabilir, ancak uzun süreli etki yaparak ruh sağlığınızı esrar kullanımı sonucunda tamamen kaybedebilirsiniz. Uzmanlar özellikle şizofreni ile esrar kullanımı arasındaki bağa dikkat çekiyorlar. Esrar kullanımı sonrası uyuşma hissi mariuhana içinde bulunan bir kimyasal maddeden kaynaklanıyor: Tetrahydro-Cannabinol.

Kanada merkezli Western Universitesi’nden bir grup araştırmacı tetrahydro-cannabinol’un ergenlik çağındaki gençlerin beyinlerine uzun süreli etkileri üzerine önemli bulgular elde edildi. Bu bulgular, şizofreni gibi nöropsikiyatrik hastalıklara özgü kalıcı olan davranışsal, nöronal ve moleküler değişimlerin esrar kullanımı sonucu ortaya çıktığını gösteriyor. Tetrahydro-cannabinol’a maruz kalmış ergenlik çağındaki gençlerin sosyal dünyadan çekildiğini, içe kapandığını, aşırı kaygı ve bilişsel aksaklıklar yaşadığını ve anormal seviyede dopamin taşıdıkları belirtiliyor. Ortaya çıkan bu belirtiler ise şizofrenin ortak özellikleri ile bağdaşıyor.  Her ne kadar tetrahydro-cannabinol’a maruz kalan yetişkin beyinlerde uzun süreli bu tarz olumsuz belirtilere ilişkin bir kanıt henüz olmasa da, hafızada ve sosyal kavrama konusunda eksiklikler yaşandığı ortaya konulmakta.