Masallar Diyarı: Giethoorn

Giethoorn, Hollanda’nın Overijssel eyaletinde bir köy. Steenwijkerland Belediyesinde yer almakta ve Güney batısındaki Steenwijk’e yaklaşık beş kilo metre mesafededir. Hikâyesini dinleyip resimlerini inceledikten sonra ilk fırsatınızda gezmek, görmek isteyeceğiniz bu köy, yirminci yüzyıl ortalarından itibaren ünlenmeye başlamış olsa da özellikle 2000’li yıllar sonrası turistlerin ilgi odağı olmaya başlamıştır. Mevsim ayırt etmeden misafirlerini huzurlu kucağına kabul edebilen bu doğal güzellik, aynı zamanda yanınızdan selam vermeden geçmek istemeyen insanların samimiyetiyle beraber, cennete daha çok benziyor. Flemenkçe konuşulan Hollanda topraklarında buraya Masal Diyarı ve Hobbit köyü gibi isimler de verilmiş. Giethoorn, namıdiğer masallar diyarı! Flemenkçede giet ve hoorn kelimelerinin birleşimiyle Türkçedeki keçi boynuzu anlamındaki bir birleşik sözcüktür.

Özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanlardansanız bu masallar diyarında gezerken bölge halkının acelesizliğine, insanların güler yüzüne çok şaşıracaksınız. Şimdi bu köyü tüm dünyada ünlü hâle getiren en büyük özelliğinden bahsedeceğim ki çok şaşıracaksınız. Bu köyün içerisine motorlu araç giremiyor. Yanlış duymadınız, köye ulaşana dek gideceğiniz yol bittiğinde köyün içerisinde, ufak sandallarla yahut bisikletlerle kolaylıkla gezinebilirsiniz. Yaz döneminde dar yollarda, kalabalıkla birlikte bisiklet sürmek biraz zor olacağından, daha çok yürümenizi, fakat en azından bir kanal turu yaparak tüm yolları minik köprülerle bağlı bu şirin müstakil evleri, kanalın ortasından izlemenizi ve fotoğraflamanızı öneririm.

Gezerken bölge halkını, özellikle kalabalık yaz döneminde biraz rahatsız etse bile, kendinizi yerlilerin ev ortamında nasıl yaşadıklarını izlemekten alıkoyamayacaksınız. Günün her saatinde, güneş ışığının farklı bir açısıyla, ufkunuzu aydınlatan manzaralarla dolu bu köyde, yöresel yiyecekleri tadabileceğiniz birkaç restoran mevcutken farklı dünya lezzetlerini tadabileceğiniz, hizmet ve kalite açısından üst düzeyde iki restoran bulunuyor. Lezzetli kokteyller ve farklı yörelere ait bira çeşitlerini deneyebileceğiniz bu restoranlar, köyün tam ortasında, kanal kenarlarında birbirine karşılıklı olarak dizilmiş vaziyette misafirlerini bekliyor. Bölgenin ihtişamından etkilenip kendinize ve dostlarınıza birkaç hediyelikler almak isterseniz, hediyelikçiler kanal boyunca etrafınızda olacaktır.

Giethoorn’a gitmenin ve orada bulunmanın en güzel yanlarından biri de yolculuğunuzun, gün ışığında yolculuk edildiğinde, muhteşem manzaralardan geçiyor olması. Kuzey Avrupa ülkelerinde bir kültür olan müstakil evlerin, yeni biçilmiş çimlerinde yaşayan insanlarının mutluluğunu, kıskanmak zorunda kalacaksınız. Giethoorn’da bu şirin evleri birbirine bağlayan her köprü üzerinde ayrı bir fotoğraf çekinmek isteyeceksiniz ve köy merkezinde irili ufaklı yüz yetmiş beşten fazla köprü var. Bot turlarına katılmak şu sıralar kişi başı yedi sekiz euro olsa da kendinize ait bir botla gezmek isterseniz aşağı yukarı saatlik otuz euro gibi bir ücrete botunuzu kendinize özel kiralayabilir, yiyecek ve içeceklerinizi önceden alarak belki de bir gün batımında sevdiklerinizle kadeh kaldırabilirsiniz.

Bölgeyi anlatırken gezilerin hep grupça yapılacağını düşünüp yazmış olsam da yalnız gezginler için ufuklarını titretecek ve gözlerini mutlu edecek bir yer. Bölge insanının sohbete yakınlığı sizi yalnız bırakmayacaktır. Fotoğraf makineniz belki de hiçbir zaman bu kadar çok çalışmayacaktır. Kulaklığınız ve müzik listeniz size, yıllar sonra aynı şarkıları dinlerken kanal etrafında uçuşan kuş cıvıltılarını ve doğanın kokusunu her daim hatırlatacaktır. Köy sınırları içerisinde konaklama imkanı bulmanız yılın birçok ayında oldukça kolayken yoğun dönemlerde çevre il ve köylerde konaklayarak otobüsle kolayca köye varabilirsiniz. Çeşitli otel arama sitelerinin haricinde, yerlilerin odalarını turistlere kiraladıkları uygulama ve sitelerle, bölge halkının nasıl yaşadığına çok daha yakından tanıklık ederek öğrendiklerinizi artırabilirsiniz.

Köyün merkezinde alışveriş yapılabilecek yeterli büyüklükte Spar adlı bir market bulunuyor. Kaldığınız otelde kullanımınıza açık bir mutfak var ise her türlü yiyecek ve içeceği temin etmek mümkün. Köyün merkezinde bildiğimiz diğer büyük Avrupa şehirlerinin aksine yalnızca üç müze bulunuyor. Het Olde Maat Uus adlı müze, geçmişi 1500’lü yıllara dayanan Giethoorn’un yüz yıl önce ki tipik bir çiftlik yaşamını gözler önüne seriyor. Oude Aarde Müzesi ise, değerli taş ve minerallerin sergilenmesi bakımından meraklıları için ilgi çekici olabilir. Ardından son olarak Histomobil Müzesi ise son yüzyılda kullanılan çeşitli motorlu ve motorsuz araçlara ev sahipliği yaparken köyün müzelerinden beklentilerinizi yüksek tutmamanızı tavsiye ediyorum.

Ve eğer nasıl gidilir derseniz; Türkiye saatiyle aralarında bir saat fark olan bu bölgeye ülkemizin üç büyük şehrinden direkt uçuş bulabilirken, gezinizin ekonomikliği açısından İstanbul’dan, Amsterdam Schiphol havaalanına direkt uçuşlar tavsiyemizdir. Schiphol Havaalanı’na indikten hemen sonra, Overijssel bölgesinde Steenwijk durağına gitmek için tren istasyonundan bilet alırsanız, bir buçuk saatlik güzel bir yolculuğun başlangıcında olacaksınız. Steenwijk durağında indiğinizde kendinizi tren istasyonunun dışına atarsanız solda ülkemizdekilere oldukça benzer bir otobüs durağı göreceksiniz. Orada yetmiş numaralı otobüse binerek inmek istediğiniz yeri belirtip, şoförden dört euro ödeme yaparak tek yön bilet alabilirsiniz. On beş/yirmi dakikalık bir yolculuk sonrası Holland Venetie durağında indiğinizde sol tarafınızda kalan bölge gelmek istediğiniz masallar diyarı olacaktır.

Neden gitmeliyiz derseniz de ince tuğlalı duvarlara sahip, sazlıklardan yapma çatılı evleri görmek, sakin bir ortamda büyüyen insanların stresten uzak yaşantılarını gözlemlemek, motorlu taşıt olmadan bir köyde nasıl yaşanır bilmek, kanallarında kaybolduğun bir köyün sandalında sevdiklerinle gezmek, yeşilin bildiğimiz tüm tonlarından farklı yüzlerce tonu olduğuna şahit olmak, Avrupa’nın kuzey kültürüne yakından tanıklık etmek ve UNESCO dünya mirasları listesinde olan bir güzelliği fotoğraflamak için olabileceğini de düşünün derim!