Hıristiyanlığın yaygın kabulü mitlerin popülerliğini azaltmadı. Ki Hıristiyanlık öncesi mitolojilerinin günümüz batı ülkelerinin uygarlıklarını derinden etkilediği de inkâr edilemez.  Rönesans sırasında klasik dönem baştan keşfedildiğinde Ovidius’un şiirleri şairler, tiyatro yazarları ve ressamlar üzerinde büyük etkiye sahip oldu. Rönesans’ın erken dönemlerinden itibaren, Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Rafael gibi ressamlar geleneksel Hristiyan temalarının yanında Yunan mitolojisine dair temalar da işledi. Latince yazın ve Ovidius’un eserleri aracılığıyla Yunan mitolojisi İtalya’da ortaçağ ve Rönesans döneminde Petrarca, Boccaccio ve Dante gibi şairleri etkilemişti.

Birçok Avrupalı entelektüel kendi ulusunun köklerini mitlerde ve masallarda aramayı denemiştir. Kuzey Avrupa’da ise Yunan mitolojisi görsel sanatlarda aynı derecede bir etkiye sahip olmasa da edebiyata olan etkisi açıktır. Chaucer’dan başlayarak, Milton, Shakespeare ve daha yakın zamanda Robert Bridges’ın aralarında olduğu İngiliz yazarların imgeleminde Yunan mitolojisi yer tuttu. Fransa’da Racine, Almanya’da Goethe Yunan tiyatrosunu ve bu süreçte Yunan mitolojisini uyarladı. 18’inci yüzyıl aydınlanmasında Yunan mitolojisine karşı Avrupa çapında bir tepki doğsa da mitoloji tiyatro yazarları için önemli bir esin kaynağı olmaya devam etti. Bunun örnekleri arasında Handel ve Mozart’ın operaları için yazılan librettolar vardır.

18’inci yüzyılın sonlarına doğru romantizme mitoloji de dahil Antik Yunanistan’ın tüm mirası üzerine yeni bir heves getirdi. Britanya’da Yunan tragedyalarının ve Homeros’un yeni çevirileri Tennyson, Keats, Byron, Shelley gibi şairlere, Leighton, Lawrence Alma-Tadema gibi ressamlara ilham kaynağı oldu. Christoph Gluck, Richard Strauss, Jacques Offenbach gibi sanatçılar Yunan mitolojisinin temalarına besteler yaptı. Thomas Bulfinch ve Nathaniel Hawthorne gibi 19’uncu yüzyıl Amerikan yazarları klasik dönem mitleri anlaşılmadan İngiliz ve Amerikan edebiyatının anlaşılamayacağı görüşündeydi.

Daha yakın zamanlarda klasik temalar Fransız tiyatrosunda Jean Anouilh, Jean Cocteau ve Jean Giraudoux, ABD tiyatrosunda Eugene O’Neill ve İngiliz tiyatrosunda T. S. Eliot tarafından yeniden yorumlanmıştır. Nesirde benzer bir yeniden yorumlama James Joyce ve André Gide tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu sebepler sıralandığında ise hiç kuşkusuz mitlerin varlığı bu konuda yadsınamaz gerçek olarak karşımıza çıkıyor.