Görgül pedagoji, bütün kurallarını ve bilgilerini, görgül olmayan pedagojinin tersine pedagojik tecrübeden sağlamaktadır. Yalnızca kuramsal esaslara ya da görgül temele dayanarak bir pedagoji yaratılması yolunda çabalar her zaman görülmüştür. Eğitim gerçeğinin hem gereklilik, hem de gerçeklilik öğesini kapsaması dolayısı ile tecrübe, eğitim hedefinin değerlerin nesnel geçerliğinin tecrübe ye dayanmayan bilgisinden apriori olarak saptanması gerekir. Böylece karşı karşıya konması halinde, pedagojinin karşılıklı olarak birbirini tamamlayan iki araştırma yönü ortaya çıkar ve eğitim kuralları ve hedefleri de yalnız apriori olarak değil, görgül olarak sağlanan esaslar yardımı ile saptanmakta olduğunu gösterir.

Pedagojik tecrübe rastgele ortaya çıkan malzemeye dayanır ve sonra da az ya da çok önemli bilgi değeri taşıyan pratik tecrübeyi sağlar. Veya sistemli ve eleştirici bir yoldan yürütülür ve böylece araştırma metodu haline gelir. Bu nitelikteki pedagojik tecrübe, karşılaşılan ya da geçmişte karşılaşılmış olan eğitim olaylarını, daha ileride bir pedagojik sistemin kurulmasına yardım edecek kurallar ve belki de yasalar elde etmek üzere, tümevarım yolundan toplar ve işler. Pedagojik tecrübenin birinci ödevi, pedagojik malzemenin hazırlanması iken, bu iş, önce gözlem yolu ile gerçekleştirilir. Gözlem de en yakın yoldan, yani kişinin kendi kendini gözlemesi ya da yoklaması, çoğunlukla da geçmiş olayları hatırlama biçiminde yapılır. Kişinin kendini planlı olarak gözlemesi belli bir yaşa ulaşılmasını şart koşar ve pedagojik yönelişi olan kişilerin sınırı içinde kalır. İster kendiliğinden olsun, ister uygulanan tedbirlere tepki olarak yapılsın, başkalarının davranışını dolaysız yoldan gözleme daha verimlidir. Malzemenin hazırlanmasının ikinci yolu, çocuğun nesnelleştirmelerini kaynak olarak kullanmaktır. Bunlar, kısmen çocuğun kendi kendini deyimlemeleri, başka bir yönde de gelişme basamaklarına göre ortaya koyduğu yaratıcı ürünleridir Çocukların günceleri şimdiye kadar sık sık incelenmiş, resimler üzerinde de epeyce araştırmalar yapılmıştır. Geçmiş olaylarla ilgili kaynak malzemesinin toplanması özellikle eğiticilerin tedbirlerinde, seyrek olarak da çocukların gösterdiği tepkilerde yapılabilir.

Pedagojik malzemenin hazırlanmasının son bir yolu da isteğe bağlı olarak ortaya koyunları anlatımların ve davranışların sağladığı deneysel pedagojinin bilgileridir. Hazırlanan malzeme belli esaslara göre, özellikle eğitim araçları, oluşturucu bilgiler, öğretim kuralları ve metodları, eğitimin örgütleştirilmesi esasları gereğince sınıflara ayrılır. Pedagojik tecrübenin ikinci ödevi, toplanan bilgilerin yorumlanması denilebilir. Toplanan her hangi bir malzeme yığını bilgiler sağlamakla birlikte, her araştırmanın sağladığı bilgilerin değerlendirilmesi gerekir. Pedagojik uygulama için böyle bir değerlendirme tümden gelim yolu ile olur. Bu işlem sırasında görgül pedagoji başka bilimlerden de, özellik ile de psikoloji, biyoloji ve sosyolojiden yararlanır, ama pedagojik açıyı hiçbir zaman gözden uzak tutmaz. Bir konuda her hangi bir bilginin bir kezlik dolaysız bir işlem ile elde edilmesi seyrek olarak mümkündür. Çünkü pedagojik esaslar karmaşık niteliktedir. Bundan dolayı gözlemi yapılan bir davranışın birçok faktörlerinin analizinden sonra asıl faktörü saptamak mümkün. Basit bir örnek ile; terk edilmişliğin meydana gelmesinde özel koşullar, çevre etkisi tek başına ya da hep birlikte sebep olarak ortaya konabilir. Bu, normal aile koşulları içinde terk edilmişliğin oranı nedir başka ülkelerde bu oran nasıldır, eski zamanlarda nasıldı gibi başka sorulara da götürebilir. Deneysel psikoloji, böyle soruların karşılanması için faktör analizi metodunu geliştirmiştir.

Pedagojik gerçeklerin karmaşıklığı insanın bireyselliğinin özümlenmesi ile gelir. İnsan, doğuştan başlayarak, başka her birey den ayrı olan bir bireydir. Bıı ayrılık aynı ebeveynden olan ikizlerde bile söz konusudur. Ona bu ayrıcalığı veren dışa doğru açıklık, onun çok çeşitli yönden gelişmesini ve içinde bulunduğu serbestliğe göre türlü tepkilerde bulunmasını sağlar. Bunun yanında pedagojik bilginin sınırlılığı ortaya çıkar. Çünkü bu bilginin doğruluk derecesini doğal bilimler araştırması ile ölçmek olanak dışıdır. Her şeye rağmen bireysellik ve serbestlik, davranışın belirsizliği ve iradesi anlamına gelmez Davranışın gelişme basamaklarına, cinsel, yapısal ve mizaç tiplerine göre sağlam yasalar göstermesi, insan ruhunun biyolojik varlıkla bağıntılı olmasından ileri gelir.

Görgül pedagoji, yüzyılımızın başlangıcından bu yana Birleşik Amerika’da gelişmiş, buna karşılık Avrupa’da ilgi görmemiştir. Henüz, geniş ölçüde sağlanacak malzeme toplama işi ilk aşamalarında bulunmak ta, çeşitli ulusların eğitim araştırıcıları ve karşılaştırmalı eğitim biliminin çalışmaları bu malzemeyi toplamaktadır. Ancak etkileyici faktörler yolu ile gerçekten hangi hedefe erişilebileceğini, başarı ve başarısızlık konusunda nasıl karar verileceğini ve pedagojik uygulama yollarının değerini kontrol yönünden görgül pedagoji eğitim uygulaması için kaçınılmaz bir gereklilik taşır. Görgül pedagojinin genel hedefler üzerinde söz sahibi olması gerekli değilse de karşılaşılan herhangi bir durumda gelişmeye göre basamaklanan daha özel nitelikteki hedeflerin saptanmasında da etkili olabilir.