Temeşvar’daki Osmanlı Kalıntıları

Romanya’nın batısında, Temeşvar kentindeki Özgürlük Meydanı’nda muhteşem bir Türk hamamının kalıntılarını barındırdığına dair söylentiler ortalıkta dolaşıyordu. Macaristan sınırına yakın kente 1552-1716 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu hükmediyordu. Arkeologlar bir süre önce ise yaklaşık dört yüz yıllık Büyük Hamam’ı buldu. Bu bölgede kazıları sürdüren ekipler yerin altında sadece hamamı da bulmadı, kentin oryantal geçmişini de ortaya çıkarılmasına da yardımcı olan bu yeri daha yakından inceleme fırsatı buldu. O güne kadar içini dışını bildiğiniz bir şehrin yeni bir yüz ile ortaya çıkması zamanda yolculuk yapmak değil de neydi?

Temeşvar kenti Temmuz 1552’de Osmanlı İmparatorluğu’nun eline geçti ve Arnavut Kara Ahmet Paşa’nın komutası altındaki on altı bin asker şehri alarak Banat bölgesinin başkenti yaptı. Kent yüz altmış yıldan fazla sultanın yönetiminde kaldı ve Osmanlı ile Avusturya-Macaristan arasında yüzyıllar boyunca süren toprak mücadelesinde ön sıralarda burası yer aldı. 17’inci yüzyılda bu meydanda insanlar dolaşmaya çıkardı. Türk hamamları dünyanın birçok yerinde banyo yapıp rahatlanacak yerlerden çok öte, insanları bir araya getiren merkezler olarak işlev görüyordu. Özgürlük Meydanı’ndaki Büyük Hamam’ın, ortadaki bir salonun etrafını çevreleyen on beş odası vardı. Her odadaki baca hava akımını ve duman çıkışını sağlıyor ve hamamın etrafı bahçe ve avlu ile çevrilerek, sohbetlere uygun ortamlar oluşturuyordu.

18’inci yüzyılın ilk yarısında Avusturya İmparatorluğu ordusundaki bir yüzbaşı, Temeşvar’ın haritasını çizip Osmanlı döneminden kalma eserleri işaretlemişti. Ve bunlardan biri de Büyük Cami’ydi. Osmanlı döneminin seyyahlarından Evliya Çelebi Seyahatname’sinde işte bu camiden söz ediyordu. 1716 yılında Avusturya’nın kenti ele geçirmesi ile cami kiliseye dönüştürülmüş, daha sonra da yıkılmıştı. Yerine inşa edilen yeni kilise ise eskinin tüm izlerini silmişti. Yüzyıllar sonra caminin temelleri yeniden ortaya çıktı. Kazılarda ahşap evlerin kalıntıları, su kanalları ve cami etrafında yüz altmış kadar da mezar bulundu.

Osmanlı döneminde Türkler barışı korumak ve siyasi denetimi ellerinde tutmak için yerel halkın dini inançları ve yaşam tarzına müdahale etmemiş, bu durum Temeşvar’ı içeriden korumuş, fakat dışarıdaki tehditleri durduramamıştı. Bu neden ile de şehrin surları üç metre kalınlıkta duvarlar inşa edilerek güçlendirilmiş, Osmanlı askerleri sürekli nöbet tutar olmuştu. 1716’da kentin yeniden Avusturya İmparatorluğu’nun eline geçmesi kuşatma nedeni ile Türklerin teslim olması sonucu olmuştu.

Yazar: Alex Simoyan