Türk komedi sinemasının nereye gittiği uzun zamandır üzerine düşündüğüm bir konuydu. Sanırım cevaba gittikçe yaklaşıyorum ve bu durum beni epey endişelendiriyor. Bu konuyu açıkça masaya yatırmamın sebebi ise geçen gün izlediğim, Ağustos’ta vizyona girecek bir filmin fragmanı: Cumali Ceber. Fragmanı ilk izlediğimde inanmak istemedim, ama ikinci defa izleyip, üstüne üstlük bir de altına gelen onlarca olumlu yorumu okuyunca inanmaya mecbur kaldım.

Bol küfürle, içi boş bir karakterle ve şiveli konuşmayla izleyiciyi güldürdüğüne inanan yönetmenlerden biriyle daha karşı karşıyayız. Hatırlarsınız ki hiçbir alt metni olmayan, sanatın kişileri daha iyiye ve güzele yönlendirmesi gerekirken yaptıkları filmlerle tam aksine sebep olan ve sokakta kendi itici tiplemesine benzeyen binlerce tip oluşturan filmlerin başını Recep İvedik serisi çekiyor. O zamanlar masalarda fazlasıyla tartışılan bir konuydu bu. “Abi adam güldürüyor ama”cılarla “sinemaya hiçbir katkısı yok, üstüne üstlük örnek alınarak gelecek nesiller için çok yanlış bir tipleme”ciler uzun uzun bunun üzerine tartışıyorlardı.

Türk komedi sinemasının gelmiş olduğu bu nokta aslında bir milletin zamanla nasıl daha da cahilleştirildiğini de gözler önüne seriyor. Ya da izleyicisini aptal yerine koymak isteyen yönetmenlerin önlenemez yükselişi mi demeliydim? Özellikle biz Kemal Sunal’larla, Zeki-Metin’lerle büyümüş bir nesil olarak bu gidişattan büyük endişe duyuyoruz. Yeni nesil filmlere yeniden dönecek olursak, daha saymakla bitmeyecek altı boş figür ve senaryo örneği gösterebilirim sizlere. Bu filmlerin gişelerde rekor kırması ise bir diğer vahim durum.

Türkiye’nin gerçeği bu diyerek savunmaya geçenlerin de olacağını biliyorum, fakat bir ülkenin kaderini bu şekilde belirlemeyi de doğru bulmuyorum. Evet, biz Türkiye’nin gerçeği bu diye kabullenirsek bu topraklarda yakında ne nitelikli bir sinema ne müzik ne tiyatro ne de dans topluluğu kalmayacak. Kalıpları kırarak ilerlememiz gereken bir çağda bize verilenle yetinmemeliyiz. Bu filmlerin önlenemez yükselişini bir anda bitirmek elbette mümkün olmayacaktır. Fakat artık eleştiri yapsam ne işe yarayacak ki düşüncesinden sıyrılıp nasıl sevenleri olduğu gibi karşısında olanlar olarak da sesimizi çıkarmalıyız ki çok daha iyisini hak ettiğimizi birileri görsün.

Bu topraklar bugüne kadar birçok nitelikli yazar, oyuncu, sinemacı ve müzisyen çıkardı. Belki de değerlerimizi küstürdük, uzaklaştırdık onları sanattan. Fakat her zaman bir yerlerde umut vardır diyor, artık sinemamızın daha nitelikli komedi filmleriyle izleyici karşısına çıkmasını temenni ediyorum.