Uykusuzluk ve Akıl Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Oxford Üniversitesi ve Surrey Üniversitesi’nin uyku uzmanları ile beraber küçük çaplı bir deney yaptı. Yapılan bu araştırmada, seçilen gönüllülerden uykularını her gece bir saat kesmelerini istendi. Araştırmada Dr. Simon Archer’a göre, her gece bir saat bile daha az uyumak çok sayıda gönüllünün genlerini etkiledi. Hatta bazılarında iltihabın ve diyabetin bile ortaya çıktığı görüldü. Az uyumanın vücudumuz üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu çok açık. Peki, uykusuzluğun akıl sağlığımız üzerinde ne gibi etkileri var?

Bu sefer normalde mışıl mışıl uyuyan dört gönüllü ile deneyin ilk üç gecesinde, dolu dolu, sekiz saat boyunca rahatsız edilmeden uyumalarına izin vererek uykularını izlemek için onları aletler kullanıldı. Ancak sonraki üç gece ise uykularını sadece dört saat ile kısıtlandı. Gönüller her gün, ruh hallerinde ya da duygularında herhangi bir değişiklik olup olmadığını kaydetmek için bir psikolojik anket doldurdular. Aynı zamanda video günlükleri tutuldu. Bulgular ise şaşırtıcıydı. Çünkü endişelerinde, depresyon ve stres seviyelerinde artış belirdi; aynı zamanda paranoya ve diğer kişilere yönelik güven kaybının yaşandığı görüldü. Sadece üç gece az uyuyunca bunların görülmesi gerçekten etkileyici bir boyuttaydı. Fakat bazı gönüllüler beklenilen bir etki yaratmadığını, gayet iyi hissettiğini ve ne mutlu, ne üzgün, ne stresli olduğunu belirtti. Ancak üzerinde uyguladığımız testler öyle söylemiyor. Sadece iki gece az uyuduktan sonra bile gönüllünün olumlu duyguları hızla düşmeye başladı ve olumsuz duyguları ise buna paralel bir şekilde yükseldi.

Lancet Tıp Dergisi’nde yayımlanan ve az uyumanın akıl sağlığını nasıl etkilediğine yönelik yapılan daha büyük bir araştırmanın bir yansıması olarak görüldü. Araştırmacılar İngiltere’nin dört bir yanından uyku sorunu yaşadığını söyleyen üç bin yedi yüz üniversite öğrencisini bir araya getirdi ve onları iki gruba ayırdı. Bir grup altı seans uykularını düzeltmek için online bilişsel tedavi gördü, diğer gruba ise standart tavsiyeler verildi. On hafta kadar sonra, bilişsel tedavi alan öğrencilerin uykusuzluk oranlarının yarıya indiği görüldü, depresyon ve tedirginlik seviyeleri azalırken paranoya ve halüsinasyon oranları da önemli ölçüde azaldı.

Bu akıl sağlığı için psikolojik tedavinin uygulanması alanında rastgele yapılan en büyük kontrollü deney, ve aynı zamanda güçlü bir şekilde uykusuzluğun sadece akıl sağlığının bir sonucu değil, akıl sağlığında sorunlar görülmesinin bir nedeni olduğunu göstermekte. Oxford Üniversitesi’ndeki klinik psikoloji profesörlerinden ve deneyi yürüten Daniel Freeman’a göre uykusuzluğun beyinlerimiz için bu kadar kötü olmasının nedeni tekrar tekrar negatif düşünceyi tetiklemesi olduğu düşünülüyor.

Buna göre uykusuz olduğumuz zaman olumsuz düşüncelere daha çok sahip oluyoruz ve onların arasında sıkıştığımız ve birkaç gece az uyumanın akıl hastalığına yol açacağını düşünülmüyor, ancak riskin artacağını söyleniyor. Tabii ki bu kaçınılmaz değil. Sadece bir gecede bile üç kişiden biri uyku sorunu çekiyor. Toplumun yüzde beş ya da onluk bir kısmında unda uykusuzluk sorunu var, çoğu insan hayatına devam ediyor ve bununla başa çıkıyor. Ancak akıl sağlığıyla ilgili sorunların riskini arttığı da bu deney ile birlikte ortaya konuluyor.

Yazar: Devrim Harlı