Yaratıcılık Nedir?

Yaratıcılık nedir? Ve bazılarımızın diğerlerinden daha yaratıcı olmasını sağlayan asıl şeyin sebebi ne olabilir? Yaratıcı olabilmek için yüksek bir zekaya mı sahip olmak gerekir? Yoksa yaratıcılığın ruhsal rahatsızlıklar ile bağlantısı var mı? Yaratıcılık, sorunlara, bozukluklara, bilgi eksikliğine, kayıp öğelere, uyumsuzluğa karşı duyarlı olma; güçlüğü tanıma, çözüm arama, tahminlerde bulunma ya da eksikliklere karşı denenceler geliştirme, bu denenceleri değiştirme ya da yeniden sınama, daha sonrada sonucu başkalarına iletmektir. Böylece bir ölçüde yaratıcı olduğu ve yaratıcılığın geliştirilebileceği kabul edilir. Peki, bizi sınırlandıran ve yaratıcı kabul edilen insanlardan ayıran ne?

Bu bir süreç olarak kabul edilmekte ve genelde bu şu dört aşamadan oluşur. İlk olarak bilgi toplama, kuluçka, fikir veya keşif, en son olarak da değerlendirme ve gerçekleştirme olarak tamamlanır. Fakat bu dört aşamayı her zaman takip etmez. Bazen bu aşamalar yer değiştirebilir ya da bazıları atlanarak gerçekleşebilir. Yaratıcılığın bir kalıbı yoktur. Bir kalıbı olsaydı zaten bu yaratıcılık olamazdı. Hatta çoğu zaman yaratıcılık kalıpları tamamen parçalamak ile doğru orantılıdır. O yüzden aklınıza bir şey geldiğinde onun üzerine gitmeli ve denemeli. Olmadı ise tekrar denemeli. Ve hatta bazen bu tekrarlar can sıkıyor olsa da, tekrar ve tekrarı gerekebilir.

Hatalar yapacaksınız, düşeceksiniz belki de aşağılanıp alaya alınacaksınız. Yaratıcı olmanın riskli tarafı budur. Yaratıcı kabul edilen insanların ortak özelliklerinden bazılarına bakacak olur isek de; zekidirler, ama çok zeki olmak zorunda değildirler. Mc. Kinnon’a göre, “120’nin üzerinde bir IQ skoru ile yaratıcılık arasında herhangi bir korelasyon yoktur. Kısa zamanda çok sayıda değişik düşünce üretmede başarılıdırlar. Sorunlar ile uğraşmak onları güdüler. Hata yaptıklarında denemeye devam ederler. Fakat bu denemeler Einstein’ın dediği gibi hatayı tekrarlamak değil yeni düşünceler üretmektir. Yeterli kanıt toplamadan, karar vermekten kaçınırlar ve küçük detaylardan çok, sorunun anlam ve doğurguları ile ilgilenir, soyut veya somut nesne ve kavramlar arasında bağlantıları yakalayabililer ve ilişkilendirebilirler. Ve en önemlisi; hayal gücünün zenginliği, esnek düşünebilme ve konulara odaklanabilme yetileri vardır.

Bu özellikler arttırılabilir. Yaratıcı kişi sadece problemlere yaratıcı çözümler bulabilen değil aynı zamanda yaratıcı sorular sorabilen kişidir. Yaratıcılık bir sonuç değil bir süreçtir. Sonuca bakarak yaratıcılığa bakarsak hata yapmış oluruz. Şimdi “Yaratıcılığın ruhsal rahatsızlıklarla bağlantısı var mıdır?” sorusunu inceleyecek olur isek; Freud, yaratıcılığın bilinçaltı ve ID ile bağlantısı olduğunu ileri sürmüştü. Fazla gelişen süper egonun yaratıcılığa kaynak sağlayan ID’i bastırdığını söylemişti. Bu konuda bende Freud ile aynı fikirdeyim. Fakat Freud’un yaratıcılık ile ilgili katılmadığım bazı noktaları var. Freud, nevrotiklik ile yaratıcılık arasında bir bağlantı olduğunu söylemekte, ama bu fikrine katılmıyorum. Birçok araştırmacının da benim bu fikrimi doğrulayan görüşleri var.

Bazı araştırmacılar şizofreniye neden olabilen genlerle yaratıcılık arasında bir bağlantı olduğunu da söylüyor. Bunlara benzer birçok çalışmada var. Bu çalışmaların sonucu; yaratıcılık ve ruhsal sıkıntılar arasında kuvvetli bir bağ olduğunu gösteriyor.Yaratıcı kabiliyeti olan zeki insanlarda ruhsal sorunların oranı genel popülasyona göre oldukça yüksek.

Yazar: Fidel Alkoç