Toprağın üretkenliği tarih boyunca bir annenin doğurganlığıyla ilişkilendirilmiştir. Topraktan varoluş mitosu İslam da dahil olmak üzere birçok inançta yer almaktadır. Ancak “Toprak Ana” kelimesinin dildeki varlığını toprağın insanın ham maddesi değil, annesi olduğu zamanlara borçluyuz. İslam teolojisinde, Prometheus mitinde ve topraktan yaratılışı konu alan mitoslarda toprak insanın bedenini oluşturur ve insanın özü olan ruh bu bedene yerleştirilir. Ancak Toprak Ana/Tabiat Ana inancının bundan farklı olduğunu belirtmek gerekir. Bu inanca göre Toprak, sadece insan bedeninin yaratıcısı değil, onun annesidir ve tabiatın ruhudur.

Toprak Ana figürü Türk söylencelerinde oldukça önemli bir yere sahip. Bugün Anadolu’da hâlâ etkileri görülmekle birlikte Altay, Sibirya gibi bölgelerde hâlâ yaygın olarak inanılan bu figür yeryüzünün ve evrenin ruhu olarak kabul edilmektedir. Doğa sözcüğü “doğmak” kökeninden gelir ve bu kelime türeyişinin arkasında toprağa atfedilen anaçlık yatmaktadır. Evrenin üçüncü katında oturan Toprak Ana, güçlü ve sonsuz yaşam enerjisine sahip bir kadın olarak tasvir edilir. Yeryüzündeki yaşam ona muhtaçtır, ancak onun muhtaç olduğu hiçbir şey yoktur ve zamanını sonsuz yaşam gücünü çocuklarıyla paylaşarak, onlara doymaları için tahıllar ve meyveler vererek geçirmektedir. Toprak Ana bazı bölgelerde Yer Ana olarak da anılmaktadır ve Nevruz kutlamalarında toprakta bir tünel kazılarak yeniden doğuş canlandırılır.

Toprak Ana figürü bir bereket tanrısı veya ana tanrıça olmaktan çok, toprağın ve evrenin özü olarak kabul edilmektedir. Kendisine kurbanlar sunulsa da bunların tanrıların gazabından korunmak için yapılan ritüeller olmadığını söylemek gerekir.

Yunan Mitolojisi’nde bu figür aynı zamanda ana tanrıça olarak yer edinmiştir. Gaia, var olan her şeyi kendi gövdesinden yaratmıştır. Gaia, Kaos adı verilen boşluktan kendi kendine türemiştir. Hesiodos, Tanrıların Doğuşu eserinde Gaia’nın evrende var olan her şeyin başlangıcı olduğunu söylemektedir. Pontos, Uranos ve Ourea Gaia’nın kendi kendine doğurduğu ilk çocuklarıdır. Olympos’taki Yunan tanrılarının ataları olan Titanlar ise Gaia’nın Uranus ile birleşmesiyle doğacaklardır. Titanların egemenliği oğullarının ve kızlarının kendilerine başkaldırmalarıyla sona erse de Gaia her zaman doğanın ve hayvanların annesi olarak anılacaktır. Gaia’nın Roma mitolojisindeki karşılığı Terra’dır ve bu kelime aynı zamanda Latince’de toprak anlamına gelmektedir.

Yunan ve Roma mitolojilerindeki yer-gök birleşimini bazı Türk inanışları da dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde görmek mümkündür. Büyük ihtimâlle ekinlerin ve tohumların yağmurla beslenmesi, gökyüzünün yeryüzünü döllendirmesi olarak tasvir edilmiş ve gökyüzü burada eril bir karakter olarak konumlandırılmıştır.

Toprak Ana figürüne birçok mitolojide rastlamak mümkündür. Algonkin, Kızılderililerinin inancında toprağın ruhu Nokomisolarak anılmaktadır ve büyük anne unvanına sahiptir. Bununla birlikte bereket tanrıçası Demeter’in de Gaia’nın bir yansıması olduğu söylenmektedir. Aşık Veysel’in toprağı cömert bir kadın gibi tasvir ettiği “Kara Toprak” eseri bir anlamda Toprak Ana inancının etkilerini sürdürdüğünün göstergesidir.