Geceleri siz istemeseniz de, yeni bir işkence modeli daha var; huzursuz bacak sendromu! Bacaklarınızı kaşımak, ayağa kalkıp dolanmak istiyorsunuz, ama yatıp uyumak mümkün değil, çünkü bacaklarınız kontrol edilemez bir şekilde seğiriyor. Tanıdık geldi mi? Umarım ki gelmemiştir. Aksi halde bu yaşadığınız durum nedeni ile geceleri yatağa gitmek istemeyeceğinizi bile garanti edebiliriz. Sorunun ne zaman başladığını ve teşhisin yıllarca konulamadığı bir hastalık bu.

İnsanlar size, “kramptır o!” diyebilir, ancak pek de öyle olmayabilir. Tabii ki, ısırılma hissi ile başa çıkabilmek için bacaklarına çeşitli merhemler sürmenize varana dek sürebilir, ancak bunlar da iyi bir gece uykusu çekebileceği kadar yardımcı olamaz.

Mary Rose adındaki bir kadın, aile doktoruna yaptığı ziyaretlerin de sorunu çözemediğini anlatıyor. En sonunda Londra’daki Guy’s and St Thonas Hastanesi’ndeki uyku kliniğine sevk ediliyor ve nöroloji uzmanı Dr. Guy Leschziner tarafından tedavi edilmeye başlanıyor. Leschziner, “Huzursuz bacak sendromu sık görülen bir nörolojik rahatsızlık ve özellikle geceleri karşı konulamaz bir hareket etme hissi ortaya çıkartıyor. Çoğunlukla da bacaklardaki hoş olmayan hislerle bağlantılı. Her yirmi yetişkinden birini etkiliyor ve ağır uyku yetmezliğine yol açabiliyor.” diyor.

Huzursuz bacak sendromu çoğunlukla kalıtımsal bir hastalık, ancak demir eksikliği varsa veya hamilelik döneminde görülebiliyor. Tedavisi ise kolay denebilir. Çoğu kişi için kafein almamak, alkol ve belirli ilaçlardan uzak durmak yeterli olabiliyor olsa da, bacakları germek ya da masaj da faydalı oluyor. Fakat bazı insanlar için ilaç almaktan başka çare de kalmayabiliyor. Bunun yanı sıra müzik ya da sesli kitaplar dinlemek de rahatlamaya ve uykunun gelmesine yardımcı olabiliyor. Çünkü bazen insanların yeniden uyku eğitimine ihtiyacı olabileceğini ve yatağa yatmanın zorlu bir gece değil, uyku demek olduğunu yeniden öğrenmenin faydalı olabileceğini söyleyebiliriz. Aslında yapılması gereken asıl şey dikkat dağıtmak. Müzik ya da dinlediğiniz hikâye hakkında düşününce, uykuya dalma sürecini düşünmüyorsunuz ve beyniniz pasif moda geçiyor ve sonra uyku sanki kaza ile olmuş gibi geliyor.