Yunan mitolojisi, Antik Yunan’da dünyanın yaratılışı, tanrı, tanrıça ve kahramanların hayatı hakkındaki söylence ve öğretileri içermekle kalmayıp aynı zamanda Eski Yunan dininin gövdesini oluşturmaktadır. Günümüzde, bu mitoloji hakkındaki bilgilerimizi bu sözlü edebiyatın yazılı hallerinden alıyoruz. Tarihçiler, mitoloji hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için de bazen zamanın sanatındaki ipuçlarını dahi toplar.

Genel olarak Yunan mitolojisi Yakın Doğu ve birçok Avrupa mitolojisini etkilemiştir. Yunan tanrılarının her biri Romalılar tarafından kabul görmüş ve farklı isimler kullanılmıştır. Roma mitolojisi neredeyse tamamen Yunan mitolojisini baz almıştır. Yunan mitolojisindeki efsanelerde çoğu eski Yunan tanrıları insan şeklindedir. Yunan tanrılarının yaratılış hikâyeleri seçilmiş on iki tanrı Olimpos Dağı’nda otururlar, her şey Olymposlu tanrılar ve Titanların savaşları ile başlar ve Olymposluların zaferi ile son bulur. Savaştan sonra Titanlar cezalandırılır. Gaia, Khaos, Phoebe ve Kronos gibi Titanlar Tartarus’a gönderilir. Tartarus’ta sonsuza kadar süren bir cezaya Olimpos tanrıları tarafından bırakılır. Yerküreyi taşımak ile cezalandırılan Atlas gibi, bununla birlikte Titanlardan Olimposluların yanına geçen Titan tanrıları da vardır.

Yunan tanrıları dünyayı Olympos Dağının tepesindeki bulutların üzerinden idare ederler. Toplamda on iki tanrı bulunur. Bu on iki sayısı hiç bozulmaz, bir tanrı eklenir ise bir başkası bu listeden çıkar. Örneğin; Dionysos pantheona dahil olduğunda Hestia Olimpos’tan ayrılmıştır. Şimşeklerin efendisi Zeus nice savaşlar vererek yönetimi babası Kronos ve onun yardakçıları titanlarınelinden almış, üç erkek kardeşi ile dünyayı bölüşmüştür. Çekilen kuraya göre gökyüzü Zeus’a, denizler Poseidon’a, yeraltı da Hades’e düşer. Herkes görev dağılımından sonra Olimpos’a çıkar ve dünyayı yönetmeye başlarlar.

Edebi kaynaklarda geçtiği üzere mitolojik anlatım, Yunan edebiyatının neredeyse her türünde önemli bir rol oynamaktadır. Yunan antik çağından kalma tek genel mitoloji el kitabı Bibliotheca’dır. Atinalı Apollodorus MÖ 180-125 arasında yaşamış ve bu konuların çoğunda yazmıştır. Bu eser, şairlerin çelişkili masallarını uzlaştırmaya çalışır ve geleneksel Yunan mitolojisinin ve kahraman efsanelerinin kapsamlı bir özetini sunar. Yazıları mitolojinin temelini oluşturuyor olsa da, ölümünden sonra gerçekleşen olaylar dolayısıyla Bibliotheca tartışılmaktadır. Ve en eski edebi kaynaklar arasında Homeros’un iki destansı şiiri İlyada ve Odysseia bulunmaktadır. Geleneksel adına rağmen, Homerik İlahiler’in Homeros ile doğrudan bağlantısı yoktur. Bunlar lirik çağının önceki bölümlerinden gelen koro ilahileridir. Hesiodos, Theogonia adlı eserinde, dünyanın yaratılışıyla uğraşan en eski Yunan mitlerinin en kapsamlı açıklamasını yapar; tanrıların, Titanlar’ın ve devlerin kökeni; Aynı zamanda soykütüklerini, hikâyeleri ve etimolojik mitleri ayrıntılı bir şekilde anlatır.

Hesiodos’un “İşler ve Günler” adlı eseri tarım hayatı hakkında öğretici bir şiir olmasının yanında, Prometheus, Pandora ve Soylar efsanelerini de içerir. Lirik şairler genellikle konularını mitlerden aldılar, ancak gelişimleri kademeli olarak daha az anlatılı ve daha imalı hale gelmiştir. Pindar, Bacchylides ve Simonides gibi Yunan lirik şairleri ve Theocritus ve Bion gibi pastoral şairler, bireysel mitolojik olaylarla ilgilidir. Buna ek olarak, mitoloji klasik Atinalı dramanın merkeziydi. Tragedya oyun yazarları, Aeschylus, Soophocles ve Euripides, eserlerinin çoğunu kahramanların ve Truva Savaşı’nın efsanelerinden aldı.

Büyük tragedya öykülerin birçoğu, bu oyunlar ile klasik halini aldı. Komedya oyun yazarı Aristophanes, Kuşlar ve Kurbağalar’da efsaneleri kullandı. Tarihçiler Herodot ve Diodorus Siculus ve coğrafyacılar Pausanias ve Strabo, Yunan dünyasında dolaşıp ve duydukları hikâyeleri kayıt ederek, birçok yerel mitoloji ve efsaneleri genellikle az bilinen alternatif versiyonlar vererek sundu. Özellikle Herodot, çeşitli gelenekleri araştırdı ve Yunanistan ile doğu arasındaki çatışmalarda tarihi ya da mitolojik kökenleri buldu. Herodot, kökeni ve farklı kültürel kavramların harmanlanmasını bağdaştırmaya çalıştı.Helenistik ve Roma çağlarının şiirleri öncelikle kült egzersizinden ziyade edebi bir besteden oluşur. Bununla birlikte, birçok önemli detayları içerir.

Bu kategori Roma şairleri Ovidius, Statius, Valerius Flaccus, Seneca ve Virgil, Servius, Geç Antik Dönem’in Yunan şairleri: Nonnus, Antoninus Liberalis ve Quintus Smyrnaeus ve Helenistik dönem Yunan şairleri: Rodoslu Apollonius, Callimachus, Pseudo-Eratosthenes ve Parthenius’u kapsar. Aynı dönemlerden, mitolojilere atıfta bulunan yazarların arasında Apuleius, Petronius, Lollianus ve Heliodorus bulunmaktadır. Son olarak, Bizans Yunan yazarlarının birçoğu, daha önce kaybedilen Yunan eserlerinden türetilen, efsanenin önemli ayrıntılarını sunar. Arnobius, Hesychius, John Tzetzes ve Eustathius bu yazarlara örnektir. Genellikle mitolojiyi Hıristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.